Davalı sigorta şirketi nezninde devam eden uzun süreli hayat sigortası poliçesi nedeniyle sigorta şirketinde yıllık prim artışlarının düşük yapılması sebebiyle dolaylı olarak teminat bedelinin gerekenden daha az olmasına sebebiyet verilmesi sonucunda eksik ödenen tazminat bedelinin tahsili, sigorta şirketince yapılan eksik tazminat ödemesi tarihindeki en son prim miktarına istinaden geçerli olan gerçek teminat bedelinden az ödeme yapılması sonucu uğranılan zararın giderilmesi, 23 senelik hayat sigortası poliçesinin ana riski olan vefat gerçekleşmeden ek teminat olan maluliyete göre haksız olarak sonlandırılması nedeniyle bu işlemden dönülerek sigortanın devamının sağlanması istemi-
Uyuşmazlık, kredi borcunun ödenmesine ilişkin yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir...
İtirazın iptali davası-
Uyuşmazlık; Zorunlu Deprem Sigortasında sigorta tazminatı olarak poliçe üzerinde yazılı olan sigorta bedelinin mi, yoksa poliçe düzenlendikten sonra yürürlüğe giren Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliği’ne göre belirlenecek bedelin mi ödeneceğine ilişkindir.
Alacaklı tarafın şikâyet başvurusuna ilişkin cevabı alınıp delilleri temin edilmeden dosya üzerinden karar verilmesinin savunma hakkının kısıtlanması sonucunu yaratacağı-
Mahkemece HMK'nun 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
Taraflar arasındaki tazminat davası-
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık asıl davada eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili, birleşen davada eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili, asıl ve birleşen karşı davalarda ise ayıplı imalât bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekeceği ancak, olayda davalılar farklı olduğundan kesin hükmün koşullarının oluşmadığı, ayrıca, asıl-alt işverenlik ilişkisinde mecburi dava arkadaşlığının söz konusu olmadığı-
Özel boşanma sebebine dayalı olarak açılan bir boşanma davasında genel boşanma sebebine (TMK. mad. 166/1) dayalı olarak karar verilmesi mümkün olmadığı, hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı kalarak hüküm kurması gerektiği- Tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere kadın eş yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesinin gerektiği- Ev alması için eşe gönderildiği iddia edilen paraya ilişkin olarak yapılan maddi tazminat talebinin, boşanmanın eki niteliğindeki maddi tazminat (TMK. mad. 174/1) olmadığından, ayrıca nisbi harca tabi olduğu- Eşin, şantaj ve tehdit yoluyla imzalatılan senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine (menfi tespit) ilişkin talebinin nisbi harca tabi olduğu-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.