Teknik veya ekonomik bir gereklilik olmadan, başkasının yarattığı prestij ve emekten yararlanmak suretiyle tecavüze uğrayanın modüllerine eklenebilmek için aynı ölçülerde yapı taşları-modüller imal ederek bunları piyasaya sürmenin haksız rekabet teşkil edeceği-
Davacının, Y. K. Beyatlı’nın varislerinden devraldığı hak kapsamında meydana getirmiş olduğu derleme eserin hususiyeti kapsamına, ayırt edici niteliği haiz olan “Eğil Dağlar” şeklindeki eser adı da dâhil olup davacı eserindeki bu isim, umumen kullanılan veya ayırt edici bir vasfı bulunmayan bir ad olarak da nitelendirilemeyeceğinden davacının, eserinin ismi ve bu suretle eserinin bir parçası hâline gelen “Eğil Dağlar” adı üzerinde davalıya nazaran üstün nitelikte hak sahibi olduğundan anılan eser adına ilişkin tüm korumalardan yararlanacağı- Davacının, derleme eserinin adı olarak belirleyip kamuya sunmuş olduğu “Eğil Dağlar” şeklindeki eser adının, yazar Y. K. Beyatlı’ya ait yazılardaki diğer başlıkların yahut ayırt edici niteliği bulunan diğer bir ibarenin eser adı olarak konulması imkânının mevcudiyetine rağmen davalı tarafından seçilerek sonradan ortaya çıkardığı derleme eserde iltibasa neden olacak şekilde ad olarak kullanımı, haksız rekabet tehlikesine vücut vereceğinden bu hususunda değerlendirilerek hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Uyuşmazlık, YİDK kararın iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin açılan davada taraf markaları yönünden gerçek ve üstün hak sahipliği, öncelikli kullanım, tescilli ve tescilsiz markalara benzerlik ve kötü niyet hükümleri çerçevesinde tescil engeli oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır...
Davalının markayı kendi adına tescil ettirmesinin tek başına kötüniyetin varlığının kabulüne yeterli olmadığı, markanın tescil tarihine göre sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olmayacağı-
Uyuşmazlık, iş bu patent hükümsüzlüğü davasında buluş sahibi olan davalı şahsa husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, davaya konu patentin patent verilebilirlik koşullarını taşıyıp taşımadığı ve buradan varılacak sonuca göre hükümsüz kılınmasının gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır...
Kısa karar mahkeme başkanı, üyeler ve kâtip tarafından imzalanmış olduğundan, gerekçeli karardaki kâtip imzası eksikliği ve davalılara direnme kararının tebliğinin yapılmaması bozma nedeni yapılmamış ancak belirtilen eksikliklerin tamamlanması için, dosyanın Yerel mahkemeye geri çevrilmesine karar verilmesinin gerekeceği-
Uyuşmazlık, sorumluluk ve haksız rekabet koşullarının oluşup oluşmadığı ve tazminat miktarı noktasında toplanmaktadır...
Sessiz kalma yoluyla hak kaybı süresinin tecavüz eyleminin başladığı tarihten itibaren değerlendirilmesi gerekmekte olup marka hakkına tecavüz iddiasının davacı taraf 21.05.2014 tarihli ihtarnameyle ileri sürüldüğü dikkâte alınarak davalı tarafın markasal kullanımından bu tarihten geriye doğru beş yıldan daha uzun bir süreye dayandığı ve davacının bu durumu bildiği veya bilebilecek hâlde olduğu, tecavüze sessiz kalındığını ispat edilemediğinden markaya tecavüz ve buna bağlı talepleri yönünden buna göre değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği-
11. HD. 12.09.2022 T. E: 2021/3765, K: 5774
Çift taraflı talilde ispat külfetinin yer değiştirmeyeceği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.