HMK. m. 326/2'de yer alan "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmünün; kamulaştırmasız el atma sebebine dayalı tazminat davalarının kısmen kabulüne karar verildiği hâllerde, kural uyarınca davacının yargılama giderlerinin bir bölümünden sorumlu tutulmasının, taşınmazın gerçek karşılığını elde edememesine yol açabileceği gerekçesiyle anayasaya aykırı olmasından dolayı iptal edildiği-
Türkiye’de ikametgâhı bulunmayan yabancı uyruklu kişinin mensup olduğu devlet ile aramızda ikili adli yardım sözleşmesi bulunması halinde, o yabancı uyruklu kişinin teminat göstermeden, Türkiye’de bir Türk vatandaşı hakkında takip yapabileceği–
Uyuşmazlık, bononun zorla ve tehditle imzalatılması nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir...
7. HD. 28.11.2024 T. E: 390, K: 5343
Trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat-
Davacının 14.01.2011 tarihinde askerliğe sevki yapılan oğlunun askerlik hizmetini yerine getirirken 01.06.2011 tarihinde vefat ettiği, olayın 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana geldiği, uyuşmazlığın davacının oğlunun vazife malûlü sayılıp sayılmayacağı ve davacıya 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesi kapsamında vazife malûllüğü aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkin olduğu görülmekle 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesindeki düzenleme karşısında bu Kanun'un uygulanmasından kaynaklanan davada adli yargının görevli olduğu-
Davacı Suriye uyruklu olup dosya kapsamından İtiraz Hakem Heyetince davacının teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı- Dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceğİ ve teminatın re'sen gözetileceği-
Bir yabancı gerçek kişinin Türkiye’de taşınmaz mal edinebilme-sinin, kendi ülkesinde bu hakkın Türk vatandaşlarına da sağlanması koşulu ile (karşılıklılık ilkesi) mümkün olduğu-
Hukuk Genel Kurulunun geri çevirme kararı üzerine temyiz harç ve giderlerini yatırması için HMK’nın 344 üncü maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde çıkarılan muhtıra davacıya tebliğ edilmesi üzerine, davacı tarafından temyiz harç ve giderleri yatırılmamış olup ek karar ile temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ve kararda bir hafta içinde Hukuk Genel Kurulu nezdinde temyiz yoluna başvurulabileceği açıkça yazılmış olduğundan, ek karar davacıya tebliğ edilmesine karşın bir haftalık temyiz başvuru süresi dolduktan sonra davacı tarafından temyiz isteminde bulunulduğundan, temyiz isteminin süre yönünden reddi gerektiği-
Adli yardım talebine ilişkin olarak yapılan incelemede, üzerine kayıtlı birden çok taşınmazı bulunduğu ve gelir getirecek durumda olduğu, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden kanun yoluna başvururken temyiz yoluna başvurma ve maktu temyiz karar harçları ile temyiz gider avansı yatırılması gerektiği, bunun ise yüklü bir miktar olmadığı, davacının kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken temyiz giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğunu ispatlayamadığı- Davacının adli yardım talebi, HMK’nın 334/1. maddesinde belirtilen koşulları sağlamadığından adli yardım talebinin reddi gerektiği- Davacının sunduğu temyiz dilekçesinin süresinde temyiz defterine kaydedildiği ancak davacı tarafından temyiz yoluna başvurma ve maktu temyiz karar harçlarının yatırılmadığı anlaşıldığından, davacıya temyiz başvurma harcı ve maktu temyiz karar harcını ikmâl etmesi için muhtıra çıkarılarak bir haftalık kesin süre verilmesi, kesin süre içinde harç yatırıldığı takdirde dosya temyiz incelemesi yapılması gerektiği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
