Davalı kiracının 16.05.2014'de düzenlenen taahhütname ile taşınmazı 01.04.2015 tarihinde tahliye edeceğini taahhüt ettiği- Davacının 02.02.2015 tarihli ihtarname ile kiralananın taahhüt edilen tarihte tahliye edilmesini istediği-, İhtarın davalıya 13.02.2015 tarihinde tebliğ edildiği-. Türk Borçlar Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca kiraya veren 01.04.2014-01.04.2015 dönemi sona ermeden 13.02.2015 tebliğ tarihli ihtarname ile dava açacağını davalıya bildirdiğine göre, bildirimi takip eden uzayan kira yılı sonu olan 01.04.2016 tarihine kadar dava açabileceği- Bu durumda 15.05.2015 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu-
10.10.2012 tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine-
Kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemi-
İcra mahkemesince, infazda tereddüt yaratacak şekilde "ne miktar hakkında itirazın kaldırıldığı" belirtilmeden, "itirazın kaldırılmasına" karar verilemeyeceği
Borçlu-kiracının, ödeme emrine itiraz edip hakkındaki takibi durdurmasından sonra, alacaklının dilerse İİK.’nun 68. maddesi uyarınca “itirazın kaldırılması” nı icra mahkemesinden isteyebileceği gibi, İİK.’nun 67. maddesi gereğince genel mahkemeye başvurarak “itirazın iptali” ni de isteyebileceği; itiraz üzerine icra mahkemesine başvurarak “itirazın iptali” isteğinde bulunmuş olan alacaklının bu isteğinin, “İİK.’nun 68. maddesine göre yapılmış itirazın kaldırılması” isteği olarak kabul edilmesi gerekeceği-
Elbirliğiyle mülkiyet paylı mülkiyete dönüştürülürken hüküm fıkrasında her bir mirasçının payının ayrı ayrı gösterilmesinin gerekeceği-
Ödeme taahhüdüne konu her bir taksidin ödenmemesinin ayrı bir suç oluşturacağı, önceki taksidin ödenmemesine ilişkin olarak yapılan yargılamanın takipsizlik nedeniyle düşürülmesi sonucunda taahhüde konu sonraki taksidin de ödenmemesi durumunda eylemin yeniden yaptırımı gerekeceği-
Borçlu itirazında taraflar arasındaki adi yazılı kira sözleşmesindeki imzasını inkar ettiğine göre uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden, itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerektiği-
Muvazaaya dayalı olduğu ileri sürülen asıl işveren alt işveren ilişkisinde, her ihale dönemi bakımından muvazaa olgusunun ayrı ayrı ispatı gerektiği- Davalı tarafından ihbar olunan şirketlere ihale edilen işleri asıl işin bir bölümü olduğundan, geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi için asıl işin, alt işverene verilen bölümünün, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olması gerektiği, bu koşul mevcut olmadığından asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaa nedeniyle değil, "unsur eksikliği" nedeniyle geçersiz olduğu (ancak hatanın kararın sonucuna etkili olmadığı)- 208 gün yıllık ücretli izin hakkı bulunan davacının yalnızca 22 gün izin kullanarak çalışması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan, mahkemece, davacı asıl duruşmaya çağrılarak çalışma süresi boyunca yıllık izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı konularındaki beyanının alınması gerektiği (HMK m. 31)-
Davacı alacaklı dosya borcunu tahsil ettiklerini beyanla takip dosyasının işlemden kaldırılmasını talep etmiş ise de, davalı borçlunun temerrütü gerçekleşmiş olduğundan mahkemece tahliye isteminin kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
