İtirazın iptali davalarında borçlu, icra takibinde yaptığı itiraz sebepleri ile bağlı olmayıp yeni itiraz sebepleri de ileri sürebilir. Kira ödemelerine ilişkin olarak banka dekontlarındaki ödeme miktarları ile ait olduğu belirtilen ayların kira miktarları arasında tam bir uyum bulunmadığından bu konuda taraflar isticvap edilerek açıklayıcı bilgi alınmalı; yapılan fazla ödeme varsa dava konusu aylara mahsup edilmelidir. Davalının süresinde olmayan ve takas def’ini içeren cevap dilekçesine karşı davacı, savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olduğunu öne sürmediğine; davalı icra takibine itirazında da depozitonun takas edildiğini açıkça bildirdiğine göre, bu savunmanın üzerinde durulması gerekeceği-
Miras bırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi için, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın,tüm mamelekine oranı,bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların gözönünde tutulması gerekeceği-
'Tahliye' istemli icra takibinde borçluya 'örnek 13 ihtarlı ödeme emri' yerine 'örnek 7 ödeme emri' gönderilerek icra mahkemesinden 'tahliyeye karar verilmesi' istenemeyeceği
«Fesat» nedeniyle ihalenin feshinin, en geç ihale tarihinden itibaren bir yıl içinde istenebileceği—
İcra müdürlüğünden gönderilecek bir muhtıra ile kamulaştırılan taşınmazın tahliyesinin mümkün olduğu, bunun yerine örnek 14 numaralı tahliye emri gönderilmek suretiyle takip yapılmasının doğru olmadığı, tahliye ve teslim kamulaştırmanın doğal sonucu olduğundan tahliyenin gerçekleştirilmesinin takip yapılmasına bağlı olmadığı- Alacaklının icra mahkemesine başvurusu, şikayet niteliğinde olduğundan, mahkemece istemin "itirazın kaldırılması" olarak nitelendirilmesinin de hatalı olduğu- Kamulaştırma Kanunu m. 20/1, cümle son gereğince, "itiraz ve şikayetin boşaltmayı durdurmayacağı ve mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği"- İcra müdürlüğüne yapılan itiraz takibi durdurmayacağından istemin kabulüne ve takibin devamına karar verilmesi gerektiği-
Kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı borçlu tarafından yapılan ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği iddiasına ilişkin olarak icra hukuk mahkemesine yapılan şikayet istinaf incelemesinde olup kesinleşmediğinden, mahkemece, ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesine ilişkin şikayetin sonucu beklenerek, temerrüt olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği dolayısıyla dava hakkının doğup doğmadığı ve davanın süresinde açılıp açılmadığı hususları değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan tahliye talepli icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemi-
Ödeme emrinin iptali istemine ilişkin davada, işyerinin icra yoluyla satışının yapıldığı ve davacı şirketin işyerini satın alan şirketten kiraladığı, icra satış işleminin bir işletme satışı biçiminde gerçekleşmeyip bina ve makine satışı olarak gerçekleştiği, davacı şirket ile Kurum borçlusu şirket arasında doğrudan ya da dolaylı hukuki ilişki kurulmadığından 5510 Sayılı Kanun'un 89.maddesine göre işyeri devrinden ve devir sebebiyle Kurum alacağından sorumluluğun söz konusu olamayacağı-
Sadece kiracının imzasını içeren tahliye taahhüdünün geçerli olacağı–
Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı kiracıların kira bedelini ve işletme giderini gönderilen ihtara rağmen ödemediklerini belirterek 12.536,56-USD kira alacağı ile 3.988,75-TL işletme alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kiralananın tahliyesine karar verilmesini istediği; mahkemece istemin kısmen kabulü ile davalılardan H.H.in kira borcunun 2.888,96 ABD Dolar, işletme gideri borcunun 1.998,08 TL, B.Ş. in sorumlu olduğu kira borcunun 8.601,97 ABD dolar, işletme gideri borcunun talep ile bağlı kalınarak 2.000,67 TL olduğunun tespitine, karar verildiği; bu durumda davalılardan H.H.hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen reddedilen kısım ile ilgili davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin doğru olmadığı-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
