Tapulu taşınmazın haricen satın alınmasına dayalı tapu iptali ve tescil ve mümkün olmaması halinde alacak isteğine ilişkin davada, sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren sözleşmede yer alan bedelin TEFE– TÜFE endekslerindeki artışlar ile, altın, döviz fiyat ve kurlarındaki artışlar, işçi ve memur aylıklarındaki artışlar gözetilerek denkleştirici adalet kuralları uyarınca, dava tarihine kadar uyarlaması yapılarak dava tarihinde harici satış senedindeki miktarın ulaştığı değerin belirlenmesi gerekeceği-
Davacı dava konusu taşınmazı davalıların murisin eşinden satın aldığını iddia etmesi nedeniyle, zilyetlik koşullarının bu kişiye göre değerlendirilmesi gerektiği- Dava konusu taşınmazda davalıların murisi dışındaki paydaşlar davaya taraf kılınmadan, ilgili merciden ifrazın mümkün olup olmadığı sorulmadan ve 5473 sayılı Kanunun kamu düzenine ilişkin emredici hükümleri gözetilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu-
Sebepsiz zenginleşme davalarında, «zenginleşmenin iyiniyetli sayı-lıp sayılmayacağı»nın MK. 3 hükmüne göre belirleneceği ve «olayın özelliklerinin, zenginleşmenin iyiniyetle olmadığını açıkça gösterdiği durumlarda» bu iddianın ispat edilmiş sayılacağı–
Aynı zamanda arsa sahibi konumundaki yükleniciden temlik alınan kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil olmaz ise tazminat istemi- Dava konusu taşınmazı inşa eden ve satan Ltd. Şti. ile dava dışı M.... arasında bağımsız bölümün satışına ilişkin harici yazılı satış sözleşmesinin imzalandığı, henüz tapuda intikal gerçekleşmediğinden alıcı M.... tarafından sözleşmeden kaynaklanan şahsi haklarının alacağın temliki sözleşmesiyle davacıya devredildiği, davacı ve dava dışı .. arasındaki alacağın temliki sözleşmesine davalı yüklenicinin de katıldığı, sözleşmede "temlik eden ile yüklenici arasında daha önce imzalanan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin tüm hükümlerinin temlik alan açısından geçerli olup iş bu alacağın temliki sözleşmesinin imzalanması ile birlikte, temlik alanın temlik edenin yerini alarak gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin tarafı haline geleceğinin.... ve yüklenicinin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan borçlarını, adı geçen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi hükümleri ile sınırlı kalmak kaydıyla, temlik eden yerine temlik alana ifa edileceğinin" taahhüt edildiği ve bu haliyle davalı .Ltd. Şti. tarafından edim yükümlülüğünün temlik alana karşı yerine getirilmesi gerektiği- Buradaki borcun nedeninin, borçlunun (yüklenicinin) taahhüdünü ihlâl etmesi olduğu ve borçlunun taahhüdünün, genellikle bir akte dayandığından buna "akdi tazminat", borçlunun sorumluluğuna da "akdi sorumluluk" denildiği- Yüklenici tarafından davacıya karşı ediminin yerine getirilmediği ve taşınmazın kötüniyeti ispatlanamayan diğer davalıya devredildiği, yüklenici tarafından taşınmazın aynının devredilme olanağı bulunmadığı anlaşıldığından, yüklenici davalı .Ltd. Şti.'nin davacıya tamzinatla yükümlü olduğu- "Davalı gerçek kişi tarafından taşınmazın görülmeden satın alındığı ve dava anına kadar taşınmazdan fiili yararlanan davacı hakkında tahliye emri çıkarılmadığı, bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalıların dava konusu taşınmazın mülkiyetini edinmelerinde TMK'nın 1023 maddesinde düzenlenen iyiniyet kurallarının koruyuculuğundan yararlanamayacaklarına" ilişkin karşı oyun (ve yerel mahkeme kararının) kabul görmediği-
6100 sayılı HMK'nın 323. maddesinde yargılama giderleri arasında karar ve ilam harçlarının da sayıldığı, mahkemece, yargılama giderleri arasında, peşin alınan karar ve ilam harcı miktarı ile bunlardan hangi tarafın sorumlu olduğu hususlarının hüküm fıkrasına yazılmamış olmasının da doğru olmadığı-
Kural olarak, harici satım sözleşmesi kapsamında, bir kimsenin taşınmazın rayiç değerini değil, sözleşme bedelinin denkleştirici adalet ilkesi kuralına göre dava tarihine uyarlanan karşılığını isteyebileceği; bu bedelin, ancak sözleşmede taşınmazı kendisine satan kimseden (vefat etmiş ise mirasçılarından) talep edebilecek olup, davalı Köy Tüzel Kişiliği yönünden, davalının pasif taraf sıfatı bulunmadığından reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davalının sözleşmenin geçersiz kılındığı tarihler arası dönem için sebepsiz zenginleştiğinden, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca hesaplanacak tutardan davalının yapmış olduğu ödemenin mahsubu sonucunda bakiye alacaktan şimdilik 480.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren davalıdan tahsili- (Birleşen dava) Davalıya ihtirazi kayıt altında yapılan ödemenin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemi-
Önalım (şuf’a) hakkının kullanılması nedeni ile önalım hakkı sahibi alıcının, bedele ilişkin yükümlülüğü, hakka konu olan payın kullanıldığı tarihteki (önceden kullanılmamışsa dava tarihi) değeri olması gerekeceği-
Geçerli sözleşmenin ifasının imkânsız hâle gelmesi nedeniyle sözleşmeye konu taşınmazın rayiç bedelinin tahsili istemiyle açılan dava yönünden, sözleşme çerçevesinde ödediği bedelin kendi talebi üzerine davacıya iade edilmiş olması ve bu ödeme sırasında herhangi bir ihtirazî kayıt konulmaması durumunda, dava konusu borcu sona erdiğinin kabul edileceği- "Son içtihatlarda hak sahiplerine taşınmazın rayiç değerinin ödenmesi gerektiğinin kabul edildiği, davacıya sözleşmenin geçersiz olduğu şeklindeki bir kabulle sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde ödediği bedelin iadesi yönünde yapılan ödemenin taraflar arasındaki borç ilişkisini tümüyle sona erdirmediği, davalının geçerli sözleşmenin kendi kusuruyla ifasını imkânsız hâle getirmesi nedeniyle davacıya karşı taşınmazın rayiç bedeli nispetinde sorumluluğunun devam ettiği, davacının sözleşmeyle ödediği bedelin kendisine iade edilmesi yönündeki başvurusunun ibra niteliği taşımadığı, sözleşmeye dayalı olarak gerçek zararın tazminini isteyen davacının kısmî ödeme sırasında ihtirazî kayıt sunmamış olmasının davalıyı borç yükünden kurtarmayacağı" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Sebepsiz zenginleşenin, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altında olduğu- Sebepsiz zenginleşmeye dayalı davalarda iki yıllık zaman aşımı süresinin (TBK. 82), hak sahibinin, mal varlığındaki eksilmeye yol açan işlemi ve sebepsiz zenginleşeni tam olarak öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, ondan önceki noksan bilgiler ve tahminlerin bu sürenin başlangıcına esas olamayacağı- Harici satış sözleşmesine dayalı bedel talebine ilişkin davaya yasal süresi içerisinde cevap vermemiş olan davalının süresinden sonra vereceği cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'inde bulunabilmesinin ancak davacının muvafakat etmesi ile mümkün olduğu-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
