Davacıların eski işçilerinden bir kısmıyla olan iş akitlerinin sona ermesinin ve sonrasından bu işçilerin davalı şirkette işe başlamalarının davalının eylemlerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalının eylemlerinden kaynaklanmışsa bunun haksız rekabet teşkil edip etmediği ile maddi ve manevi tazminat gerektirip gerektirmediği-
Evlenmenin sosyal amacı yanında, cinsel arzuları tatmin etme gayesinin de olduğu, tarafların cinsel organları normal yapıda olmasına rağmen, psikolojik sebeple de olsa uzun evlilik süresi içinde cinsel ilişki kuramadıklarının anlaşıldığı, bu halin evlilik birliğini temelinden sarstığı, birlikte yaşanan uzun süre içinde cinsel ilişkinin başarılamamış olması karşısında eşlerde birbirine karşı haklı bir nefretin, en azından isteksizliğin doğacağının şüphesiz olduğu, böyle bir durumu davacı-davalı kadın açısından bir kusur olarak kabul etmenin mümkün olmadığı, davalı-davacı erkeğin boşanmaya neden olan olaylarda tam kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, ne zaman gerçekleşeceği belli olmayan ve ondan sonra da devam edip etmeyeceği şüpheli bulunan cinsel yakınlaşmayı beklemek için davacı-karşı davalıyı zorlamanın açık bir haksızlık olduğu, bu koşullar altında davacı-karşı davalı kadından evlilik birliğini devam ettirmesinin beklenemeyeceği, kadının dava açmakta haklı olduğu, bu halde aile birliğinin temelinden sarsıldığı (TMK md. 166/1) kabul edilerek kadının boşanma davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmesi gerektiği-
9. HD. 05.06.2018 T. E: 3482, K: 12694-
Davacı kadının, kendisine ait ziynet eşyalarının davalı koca tarafından zorla elinden alındığı iddiasına karşı davalı kocanın ise, ziynet eşyalarını davacıdan zorla alıp bozdurmadığını, ziynet eşyalarının davacıda olduğunu savunduğu, mahkemece davacı vekiline müvekkili ile görüşüp davalıya yemin teklifinde bulunup bulunmayacaklarına ilişkin beyanda bulunması için 10 günlük süre verildiği, sonraki oturumlarda davacı vekili davalıya yemin teklifinde bulunmayacaklarını, yemin teklif etme hakkını kullanmayacaklarını ve mevcut delil durumuna göre karar verilmesini beyan etmiş olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği; hal böyle olunca; yerel mahkemenin davacı tarafın yemin delilinden vazgeçmiş olduğu, artık davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılmasına gerek bulunmadığı gerekçeleriyle Özel Daire bozmasına karşı direnmesinin yerinde olduğu-
Tespiti talep edilen ve uyuşmazlık konusunu oluşturan 20.07.1989-01.05.1990 tarihleri arasındaki çalışma döneminin işverence bildirim konusu yapılmadığı ve blok çalışma dönemi olan 1990/2 nci dönem ilâ 30.08.1995 tarihleri arasındaki çalışma döneminin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıl içinde dava açılması gerektiği ile 06.02.2019 tarihinde dava açıldığı gözetildiğinde uyuşmazlık konusu 20.07.1989-01.05.1990 tarihleri arasındaki çalışma dönemi yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği-
Uyuşmazlık, borç olarak verilen ziynet eşyalarının davalıdan tahsili istemine ilişkindir...
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine-
Davacının uyuşmazlık konusu dönemde yararlanması gereken toplu iş sözleşmesinin tespiti, toplu iş sözleşmesinin art etkisi bulunup bulunmadığı, davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, davacı tanıklarının husumetli olup olmadığı, talep edilen alacaklardan davalının sorumlu olup olmadığı, zamanaşımı, husumet, muvazaa, alacakların hesap yöntemi, hesap dönemi, ücret tespiti, faiz başlangıç tarihi ve vekâlet ücreti hususları-
Davalının eşini başkalarıyla ilişki kurmakla suçladığı, hakaret ederek geceleyin evden kovduğu, davacının da boşanma davası açılmadan önce başkasının yanında kocası için hakaret içeren sözler sarfettiği bu olaylardan sonra evlilik birliği devam ettiğine göre, bu tanıkların beyanlarında geçen olaylardan dolayı artık davacıya kusur yüklenemeyeceği-
Dosya kapsamından dava konusu taşınmazın bulunduğu apartmanın 3 katlı değil 10 katlı olduğu, taşınmazı devreden davalı borçlunun 8.katta, devralan davalı 3. kişinin 4. katta oturduğu, davalı borçlunun taşınmazını devrettikten sonra apartmanda yaşamaya devam etmediği ve devralan davalı 3. kişi H.Ö.' nün taşınmazda tadilat yaptırdığı, elektrik, su, doğalgaz vs. aboneliklerini üzerine alarak bu dairede ikamet etmeye başladığı anlaşılmakla; mahkemece verilen "davanın reddine" ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.