Davanın, tasarrufun iptali talebine ilişkin olup, davanın niteliğine göre borç miktarının ya da iptali talep edilen tasarrufa konu malın değerinden hangisi az ise ona göre harç alınması gerekeceği-
Davalı 03.01.2010 tarihinde kullandığı kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle yapılan takip sırasında adına kayıtlı taşınmazın 06.07.2015 tarihinde davalıya tapuda 77.000,00 TL bedel ile devrettiğinin anlaşıldığı, davalı tarafından taşınmazın 180.00,00TL'ye satın alındığının bildirildiği ve diğer davalı tarafından bu bedelin elden alındığına dair adi yazılı belge ibraz edilmiş ise de taşınmazın satış tarihindeki temlik bedelinin 216.430,00 TL olduğu, tapu devir bedeli ile mislini aşan fark olduğu, doğalgaz, su ve elketrik abonelerinin 31.10.2007 tarihinde o zamanki malik olan ... adına kayıtlı olmasının uzun süren kiracılıkları nedeniyle sonuca etkili olmadığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından tasarrufun iptali koşullarının oluştuğu kanaatiyle 'davanın kabulüne' karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu
"Satış bedeli" ile "satış tarihindeki gerçek değer" arasında "pek aşağı bir bedel farkı" bulunmadığından, iptâl nedeni olamayacak satışlar-
Önalım hakkın varlığının dava tarihine göre belirlenmesi gerektiği, sonrasında hükmün yürürlükten kalkmış olmasının önalım nedeniyle tapu iptali ve tescil kararı verilmesine engel olmadığı- Önalım hakkına konu edilen taşınmazın satıldığı tarihte, davacının taşınmazda tam malik değil, sadece paydaş olduğu, önalım hakkının, tarım arazisinin davalıya satıldığı tarihte doğduğu ve kullanılabilir duruma geldiği gözetildiğinde, tam malik olmayan davacının önalım hakkını kullanmasının mümkün olmadığı- Davacının sınırdaş arazinin satışından sonra paydaşı olduğu taşınmazda kalan payı temellük ederek tam malik olmasının satış tarihinde tek başına kullanabileceği bir önalım hakkı bulunmadığından sonucu değiştirmeyeceği- Önalım hakkının doğduğu ve kullanılabilir duruma geldiği tarihten sonra önalım hakkının edinilmesinden söz edilemeyeceği-
Aynı gün bankadan çekilen paranın ödeme yerine geçtiği- Tasarrufun iptali davasının kabulü halinde harç ve vekalet ücreti, takip konusu alacak ile iptal edilen tasarruf konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değer üzerinden hükmedilmesi gerekirken, takip konusu alacak miktarı iptaline karar verilen taşınmazların gerçek değerinden fazla olduğundan, her bir tasarruf yönünden taşınmazın gerçek değeri esas alınarak, ayrı ayrı harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde kümülatif bir şekilde yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğu-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.