12. HD. 08.09.2015 T. E: 15930, K: 20097-
"Satış bedeli" ile "satış tarihindeki gerçek değer" arasında "pek aşağı bir bedel farkı" bulunmadığından, iptâl nedeni olamayacak satışlar-
K. takdirine ve daha evvel düşürülen satışa ilişkin tebligatlar, borçlu vekili adına çıkarılmadığından ve usulsüz de olsa bir tebliğ işlemi olmadığından, Tebligat Kanunu’nun 32. maddesinin uygulanamayacağı- İİK. mad. 128/a uyarınca kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililerin, raporun tebliğinden itibaren 7 gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikayette bulunabileceği- K. takdir raporu, borçluya usulüne uygun tebliğ edilmediği için, kıymet takdirine ilişkin hususların ihalenin feshi davası sırasında mahkemece değerlendirilmesi gerektiği- Satış bedelinin muhammen bedelin yüzde yüzünün üstünde olması halinde, zarar unsuru oluşmayacağı-.Feshi istenilen ihaleye konu şirket hisselerinin, muhammen bedelinin yüzde yüzünün üzerinde satıldığı ve dolayısıyla satış bedelinin, hisselerin muhammen bedelinin üzerinde olduğu anlaşılmakta ise de, kıymet takdiri tebliğinin usulsüz olması karşısında kıymet takdirinin kesinleşmediği ve borçlunun şikayet dilekçesinde kıymet takdirine itiraz ettiği görüldüğünden, mahkemece, şirket hisselerinin icra müdürlüğünce yaptırılan kıymet takdiri tarihine göre değeri belirlenerek, belirlenen değerin ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi, muhammen bedelin altında olması halinde ise, İİK. mad. 134/8. uyarınca zarar unsuru oluşmayacağından ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerektiği-
9. HD. 11.02.2013 T. E: 2012/33914, K: 4867-
İcra Müdürlüğünce 17.05.2023 tarihinde yapılan keşif üzerine taşınmazın değerinin tespit edildiği, borçlu ........ tarafından, icra müdürlüğünce yaptırılan kıymet takdirine, taşınmazın değerinin emsallerine göre eksik tespit edildiği gerekçesi ile itiraz edildiği, .............. İcra Hukuk Mahkemesinin ....................... sayılı dosyasında 20.03.2024 tarihinde yapılan keşif üzerine taşınmazın değerinin yeniden tespit edildiği, hem icra müdürlüğünce yapılan keşifte hem de mahkemece yapılan keşifte aynı bilirkişinin yer aldığı ve buna göre kıymet takdirine itirazın denetlenemediği gerekçesi ile rapora borçlu tarafından yeni/farklı bir bilirkişiden rapor alınması talebi ile itiraz edildiği görüldüğünden, mahkemece, taşınmazın vasfı da gözetilerek; farklı uzman bilirkişilerden oluşacak bir heyet marifeti ile yeniden mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak, taşınmazın değer tespitine yönelik itirazlar denetlenerek, taşınmazın satışa esas alınan kıymet takdirinin yapıldığı tarih itibariyle tespit edilecek değerinin, ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde, ihalenin feshine, muhammen bedelin altında olması halinde ise ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
İhalenin feshi istemiyle ilgili olarak yapılan yargılama sırasında, şikayetçinin vefat etmiş olması halinde, şikayetçinin mirasçılarının belirlenip, onların ve tayin edecekleri vekillerinin huzurunda yargılamanın sürdürülebileceği–
Dava 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığından ve uyuşmazlık da kira ilişkisinden kaynaklandığına göre görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu-
9. HD. 14.06.2022 T. E: 6754 , K: 7745
Dava konusu senedin ihdas hanesi bölümünde ihdas nedeni yazılı değilse talilden söz edilemeyeceğinden, davacının, bononun teminat amacıyla düzenlendiği iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
