Mahkemece hesap kat tarihi itibariyle tespit edilen miktar üzerinden, kredi sözleşmesi gereği öngörüldüğü şekilde tespit edilecek olan akdi ve temerrüt faizi oranları uygulanmak suretiyle, ipotekli taşınmazın satışından elde edilen bedel ve bir kısım davalıların kefaletlerinin kredi sözleşmesi kapsamında belirlenen bedele kadar müteselsil kefalet olduğu da gözetilerek denetime elverişli şekilde hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken; hükme esas alınan bilirkişi raporunun, bir kısım davalıların kefaletlerinin kredi sözleşmesiyle belirlenen miktara kadar olmak üzere aynı borç miktarı üzerinden müteselsilen olduğu dikkate alınmadan ve kredi sözleşmesinde açıkça belirtilmemesi nedeniyle ne şekilde %52,80 oranında akdi temerrüt faizi oranına ulaşıldığı belirtilmeden hazırlandığı, böylece vaki itirazları karşılamaya ehil ve denetime elverişli olmadığı-
Takip dayanağı ilamda; borçluların müşterek ve müteselsil sorumluluğuna karar verildiğinden ve dosya borcu diğer borçlunun banka hesaplarına konan hacizler nedeniyle ödendiğinden, müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla ödeme yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın iç ilişkide adına ödediği miktarlar için diğer borçlulara rücu hakkının bulunduğu-
Alacak davası-
Yerinde yeniden keşif yapılarak hangi davalının nereyi kullandığının tanıklar yeniden dinlenmek suretiyle açıklığa kavuşturulması ve her bir davalı için el attığı bölüm yönünden el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerektiği- Aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayan her davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının isabetsiz olduğu, her birinin el attığı bölüm yönünden yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği-
9. HD. 19.06.2018 T. E: 2017/8545, K: 13210-
22. HD. 14.03.2019 T. E: 1130, K: 6326-
Evli bir erkeğin evli olduğunu bilerek gönül ilişkisine ve giderek cinsel ilişkiye giren kadının evli erkeğin eşinin kişilik haklarına saldırıda bulunduğu kabul edilmeli ve davacı eş lehine manevi tazminata hükmedilmesinin gerekeceği-
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçinin bu iddiasını ispatla yükümlü olduğu, ücret bordrolarına ilişkin kuralların bu hususta da geçerli olduğu, işçinin imzasını taşıyan bordro sahteliğinin ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğinde olduğu- İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödediği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabileceği-
Feshin geçersizliğine ve işe iadesine-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
