İİK’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali, bunun kabul edilmemesi halinde ise TBK'nın 19. madde kapsamında muvazaa nedeniyle iptali istemine ilişkin davada, Davalı borçlunun taşınmazını borcun doğumundan sonra oğluna devrettiği, tapuda gösterilen bedel ile mahkemece belirlenen değeri arasında mislini aşan fark olduğu, başkaca bir ödemenin ispatlanmadığı, davalı üçüncü kişinin işlem tarihinde bu bedeli ödeyecek gelirinin olmadığı, davalılar arasındaki yakınlık nedeniyle  davalı üçüncü kişinin davalı-borçlunun durumunu ve amacını bilecek kişilerden olduğu, bu hali ile tasarrufun iptali şartlarının oluştuğu-
8. HD. 27.09.2018 T. E: 2016/9987, K: 16443-
Dava değerinin 229.974,94 TL. olmakla birlikte davacının davasının 13.367,57 TL. yönünden kabul edilmesi karşısında mahkemece nispi harcın hüküm altına alınan 13.367,57 TL. üzerinden hesaplanması gerekirken tam kabul gibi tüm dava değeri üzerinden alınması ve davanın reddedilen kısmının 216.607,37 TL oluşu karşısında reddedilen kısım yönünden kendisini vekille temsil eden davalılar yararına reddedilen bu miktar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekeceği-
17. HD. 17.09.2019 T. E: 2016/18498, K: 8107-
Mahkemece talep edilen miktarın, HMK 120’de anlamını bulan ve dava şartı olan gider avansı değil, HMK’nin 324. maddesinde ifade edilen delil ikame avansı olduğu, HMK madde 324 gereğince bu avansın açık olarak, kalem kalem gösterilmesinin gerektiği, ara kararda ise bu şekilde bir belirleme yapılmamış olup, davacı vekiline yapılan ihtaratın da geçerli olmadığının kabulü gerekeceği-
Davalının borçlunun kardeşi olması, takibin başlamasına müteakip borçlu tarafından tüm sürelerden feragat edilerek, kesinleştirilmesi, maaş haczinden başka işlem yapılmamış olması olguları karşısında davalıların haksız oldukları sabit olduğundan, yargılama sırasında borcun ödendiğinden konusuz kalan davada yargılama giderinin davalılar aleyhine hükmedilmesi gerekeceği-
Karşılıklı Boşanm-Mal Tasfiyesi
İcra takibine vaki itirazın iptali istemi-
Bir dava, davanın temeli olan uyuşmazlık konusu olayın meydana geldiği değil, uyuşmazlığın yargı önüne getirildiği tarihteki yargılama kurallarına tabi olacağından yargılama sırasında yargılama kuralları değişirse, o noktadan itibaren kural olarak yeni kuralların ve yeni usul hükümlerinin ne zaman yürürlüğe gireceği kanunda açık olarak düzenlenmişse, bu düzenlemeye göre yeni usul kurallarının zaman bakımından uygulanacağı-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.