Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlar yanında, yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı erkeğin eşine "Köpek gibi ayağıma gelecek" şeklinde hakaret ettiği, "Boşanmayacağım, süründüreceğim" diye ailesinin yanında eşini aşağıladığının anlaşıldığı, gerçekleşen bu duruma göre, boşanmaya sebep olan olaylarda her iki taraf da kusurlu olmakla birlikte davalı erkeğin daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekeceği- Gerçekleşen kusurlu davranışların kadının kişilik haklarına saldırı niteliğini taşıdığı, boşanma sonucu kadının en azından eşinin maddi desteğinden de yoksun kaldığı, kadın yararına TMK m.174/1-2 koşullarının oluştuğu-
Haksız fiil aynı zamanda suç teşkil eden bir eylem ise ve Ceza Kanunu'nda daha uzun zamanaşımı süresi öngörülmüşse haksız fiil sorumluluğunda da bu (uzamış) ceza zamanaşımı süreleri uygulanacağından kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davanın zamanaşımı 8 yıl olup geçilmediğinden kabulü gerektiği-
Boşanma
Korkutma (ikrah) hukuki nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemi- Davacı ile davalı arasındaki borç durumunun açıkça saptanması, belirlenen borç miktarının dava konusu taşınmazın temlik tarihindeki değerinden mahsup edilmesi ve bakiye bedel yönünden davacının terditli bedel isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Uyuşmazlığın, 1-Bölge adliye mahkemelerince takdir edilen maddi-manevi tazminat miktarlarına ilişkin temyiz talepleri hakkında, Yargıtayca yapılacak incelemenin niteliği ve tazminat miktarları yönünden Yargıtayın temyiz olunun kararı bozup bozamayacağı,2- Somut olayda, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında davalı-karşı davacı kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının çok olup olmadığı noktalarında toplandığı-
Özel dairenin, erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığına dair kusurlu davranışı sabit görerek tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusurlu davranışlarına ilişkin gerekçeyi onama kapsamında bıraktığı, eldeki davada özel dairenin; hâkimin takdir yetkisi kapsamında karara bağladığı ve eda hükmü niteliğinde olan tazminatlar yönünden ise hükmü bozduğu ve yeniden karar verilmek üzere dosyayı derece mahkemesine gönderdiği, böyle bir durumda derece mahkemesi bozmaya uyup takdir hakkını kullanarak yeni bir karar verebileceği gibi doğru bulduğu ilk kararında ısrar da edebileceği, ne var ki somut olayda olduğu gibi, Yargıtay’ın “onama” kapsamında değerlendirdiği kusurlu davranışın ispatlanmadığı gerekçesinden hareketle direnme kararı verilmesinin doğru olmadığı-
Uyuşmazlık; davalı tarafından 05.12.2017 tarihinde Twitter üzerinden yapılan paylaşımda kullanılan söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir...
Hakaret eylemine dayalı manevi tazminat isteminde, yargıcın, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate alması gerekeceği-
Kooperatif üyesi olan davacıları «yükümlülüklerini yerine getirmeyen» konumuna düşüren ifadelerin, kişilik haklarına saldırı teşkil edeceği–
B. hükmüyle sonuçlanan davanın konusu iddianamede yazılı yasa maddesinin hükmüne değinmekte ise de verilen hükmün yargıtay'da incelenmesinin bu maddede yazılı uçları incelemekle görevli daireye ait olacağı-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
