7. HD. 25.11.2024 T. E: 3032, K: 5210
Avukatlık ücret sözleşmesinde iş sahiplerinin sözleşme konusu hukuki ihtilafların sulhle bitirilmesini istemesi durumunda avukatlara yazılı olarak bildirim yapacakları kararlaştırılmış olduğundan ve dosya kapsamından davalıların belediye ile sulh olunması hususunda davacılara yazılı talimat vermedikleri anlaşıldığından, ibranamede ise, "hangi parsellere ilişkin belediyeden para tahsil edildiği, tahsil edilen paranın ne kadar olduğu, ibranameye konu hukuki ilişkinin ne olduğu" hususlarında herhangi bir açıklama bulunmadığından, yani, adı geçen belge bir "makbuz" niteliğinde olup, ibraname şartlarını taşımadığından davacı avukatların sözleşmeye aykırı davrandıkları ve davalı müvekkillerin davacıları azletmekte haklı olduklarının kabulü gerektiği- Haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebileceğinden ve azil tarihinde davacı avukatlar tarafından takip edilen dava dosyası sonuçlanıp kesinleşmediğinden, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği-
Ziynet alacağı davası- Davanın konusuz kalması- Davacının asli talebi ziynet eşyalarının aynen iadesine yönelik olup ıslah dilekçesi ile somut olarak tespit edilen ziynet eşyaları yanında, paketli olması ve keseye atılması nedeniyle tespit edilemeyen 87 adet hediyenin takdiri mahkemeye bırakılarak dava değerini belirlediği- İlk derece mahkemesince "somut olarak tespit edilen 118.046,06 TL değerinde ziynet eşyaları yanında 87 adet hediyenin çeyrek altın olduğu kabul edilerek 24.795 TL olmak üzere toplamda 142.841 TL alacağın faiziyle birlikte ödenmesine" şeklinde karar verilmiş ve bu karar davacı vekili tarafından 87 adet hediyenin tamamının çeyrek altın olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığı belirtilerek istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince "hükmün usul bakımından kaldırılması" nedeniyle bu itirazın incelenmediği anlaşılmakla, taraflar arasında ihtilafsız bir alacaktan söz edilemeyeceği- Kaldırma kararı sonrasında davacı vekilinin beyanına bakıldığında "davalı tarafından yapılan ödemelerin Mahkemenin ilk kararı doğrultusunda gerçekleştirildiği" anlaşıldığından ,"ilk kararda hüküm altına alınan ziynet eşyalarının bir kısmının aynen bir kısmının ise nakden iade edildiği ve bu şekilde borcun ödendiği" gerekçesiyle davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği- Yargılamanın yürütülerek taleplerin esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesinin istenmesinde davacının hukuki yararının bulunduğu-
Davacıların murisinin ölümü nedeni ile 6098 sayılı TBK m. 53 gereğince destekten yoksun kalma tazminatı istemi-
İhale bedelinden davacıya miras payı oranında ödenen miktar düşüldükten sonra davalılara ödenen paranın davalılar uhdesine geçtiği tarihten itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesinin gerekeceği-
Taraflar arasındaki tellallık hizmet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekirse,TBK'nun 520.maddesi gereğince taşınmaz mal tellallığına-
Hak düşürücü süre hususunun davanın esasına ilişkin olmasına göre avukatlık ücretinin, reddolunan kısım üzerinden anılan davalılar lehine vekalet ücretinin nispi olarak hükmedilmesi gerektiği-
Taraflar arasında yapılan Profesyonel futbolcu sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemi-
“Yolcu gemisi imalatı ve alımı” işinin, davacı şirketin ticari işletmesiyle ilgili olsa da, davalı Belediyece uyuşmazlık konusu işin ihalesi, ticari işletmeleriyle ilgili olarak değil kamu hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirildiğinden ve devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar tacir sayılamayacaklarından, Belediye Başkanlığının tacir olarak kabulünün de mümkün bulunmadığı, davaya bakma görevinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine ait olduğu-
Sendikalar Kanununun 31. maddesinde tanımlanan “sendikal” tazminat, sadece iş ilişkisinin devamı sırasında, işin sevk ve idaresi, dağıtımı ve tüm çalışma şartlarına ilişkin hükümlerin uygulanmasında sendikal nedenlerle ayrım yapan veya farklı işlemde bulunan işveren davranışları için öngörülmüş olup, anılan maddenin sendikal sebepli fesih iddiaları karşısında uygulanma olanağının bulunmayacağı, sendikal nedenlerle iş sözleşmesinin feshinde, 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31. maddesinin yaptığı yollama nedeniyle İş Kanununun iş güvencesine ilişkin hükümlerin uygulanması zorunluluğunun bulunacağı-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.