Dava konusu taşınmaz mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde satın alındığından, davacının talebi katkı payı alacağı niteliğinde olduğu halde uyuşmazlık konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri yerine keşif tarihindeki değerinin esas alınmasının doğru olmayacağı-
Davacının, davalı şirketin ortak veya yöneticisi olmadığı, bu davayı alacaklı sıfatıyla açtığı, davalı şirketin kanunen zorunlu organlarından yoksun bulunmadığı, ancak 2014 yılından dava tarihine kadar genel kurul toplantılarının yapılmadığı, davalı şirketin tek ortak ve yetkilisine yapılmamış olan olağan genel kurul toplantılarının yapılması için 28.09.2022 tarihli duruşmada 2 ay kesin süre verildiği, yargılama devam ederken kesin süre içerisinde 07.11.2022 tarihinde davalı şirketin 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait olağan genel kurul toplantılarını gerçekleştirdiği, alınan kararların Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, dolayısıyla TTK'nın 636/2 hükmü uyarınca eksikliğin davalı şirket müdürü tarafından giderildiği, davalı şirketin feshi şartlarının gerçekleşmediği-
Kira alacağının tahsili istemi-
Taraflar arasındaki iş sözleşmesinden bağımsız niteliği nazara alındığında ve rekabet yasağı sözleşmelerinde öngörülebilecek ceza koşuluna dair özel hüküm niteliğinde olan hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulunun geçersiz olacağına ilişkin hükmün taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesine uygulanmasının imkânının bulunmadığı; bu sebeple rekabet yasağı sözleşmesinde, sözleşmenin ihlâli durumunda sadece davalı şirket aleyhine öngörülen ceza koşulunun geçerli olacağı- Ceza koşuluna karşılık olarak işçiye herhangi bir karşı edim yükümlülüğünün sözleşmede öngörülmemiş olması, şirket aleyhine öngörülen ceza koşulunun geçerliliğini etkilemeyeceği-
Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, davacının Yönetmelik kapsamına giren işlerde çalışıp çalışmadığı, buna göre kısa çalışma primi ve fazla çalışma alacağının hesaplanması, kısa çalışma prim alacağına uygulanan faiz türü ve başlangıç tarihi ile dava konusu taleplerin hesaplanmasında esas alınacak tarihin başlangıcı hususlarındadır...
Talebe konu ilacın, hastalığının tedavisinde ... öneme haiz ve kullanılmasının zorunlu olup olmadığı, davaya konu ilaçla yapılacak tedavinin bilinen mevcut tedavi yöntemlerine göre özellikle sürekli olarak daha etkin ve daha yararlı olduğunun ve kullanılmasının tıbben zorunlu bulunduğunun, ilacın kullanılmaması halinde bu durumun davacının sağlığında ciddi, hızlı ve geri dönüşü olmayan bir bozulmaya ya da ölüme ya da yaşam beklentisinde ciddi azalmaya veya yoğun acıya sebep olacağı konusunda kabul görmüş ve tedbir kararı için dayanak alınacak yeterlilikte bir tıbbı otorite raporunun dosyada bulunmadığı anlaşılmakta olup bu aşamada talebin sonucu itibarıyla ihtiyati tedbirin mahiyetini aşacak ve davayı esastan çözecek nitelikte tedbir kararı verilmemesi ve bu bağlamda Uyuşmazlığın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği-
Artık değere katılma alacağı isteği-
Uyuşmazlık, davacının Yönetmelik kapsamına giren işlerde çalışıp çalışmadığı, buna göre kısa çalışma primi ve fazla çalışma alacağının hesaplanması hususlarındadır...

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.