Kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali istemine ilişkin davada üyenin taşınmaz devri sonrasında aidat yatırıp yatırmadığı üyeye bu süre içerisinde kâr payı dağıtılıp dağıtılmadığı genel kurullara çağrılıp çağrılmadığı araştırılarak üyenin kooperatifle olan bağlantısının devam edip etmediği taşınmazını devralanın kooperatife ortaklık başvurusunun bulunup bulunmadığı sonucunda bu kişinin kooperatife ortak yapılıp yapılmadığının tartışılması ve ayrıca davacının halen "genel hizmet tesislerinden birinin maliki" olup olmadığı hususları üzerinde durularak oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
8. HD. 04.07.2017 T. E: 2015/19041, K: 9809-
Taraflar arasındaki birleştirilen genel kurul kararının iptali davası-
Taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin, Türk Medeni Kanununun 1009. maddesi uyarınca tapunun beyanlar hanesine şerhi mümkündür ki; böylece, sözleşme alacaklısının, sözleşmeden kaynaklanan kişisel hakkını kuvvetlendirmiş olacağı ve üçüncü kişilere karşı ileri sürebilme olanağını kazanacağı, Tapu Kanunun 26/6 maddesi uyarınca bu şerhin 5 yıl için geçerli olup, 5 yılın dolmasıyla kayıttan silineceği ve anılan gücünü yitireceği, satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerhinden sonra, 5 yıl içinde kayda işlenen her türlü haciz, ipotek ve benzeri sözleşme alacaklısının haklarını kısıtlayacak nitelikteki şerhlerin de sözleşme alacaklısını bağlamayacağı-
Taşınmaz henüz kooperatif tüzel kişiliği adına kayıtlı iken taşınmazın tapu kaydına haciz konulmasından sonra, taşınmazda hak iktisap edenlerin, taşınmazı hacizli olarak iktisap edecekleri ve haczin doğuracağı sonuçlara katlanmak zorunda olacakları, kooperatif ortaklarının da, ferdi mülkiyete geçilmesi halinde, daha önce konulmuş olan hacizden sorumlu olacakları–
Atılı suçun niteliğine göre “taşınmazların borçlu adına kayıtlı olmadığı” gerekçesiyle “haczin kaldırılmasına” karar verilmesini takiben şikayette bulunulduğundan, şikayet süresinin geçirildiğinden söz edilemeyeceği; alacaklının güvende olduğunu düşündüğü alacağının, borçlu sanığın başka borçları nedeniyle tehlike altında bulunduğu endişesini taşıması halinde, yargılamaya devam edilerek, gerekli kararın verilmesi icab edeceği-
Davacı hissesinin davalıya devrine ilişkin işlemin mahkeme kararıyla iptal edildiği, davacının üyelikten çıkarılmadığı ve kooperatife borçlu olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebini içeren asıl ve birleşen davanın kabulüne; davalının yaptığı ödemeler dikkate alınarak açtığı tazminat davasının ise kısmen kabulüne dair verilen kararın bozma ilamına, usul ve kanuna uygun bulunarak onanması gerektiği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.