Bozma kararına uymuş olan mahkemenin, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremeyeceği- Mahkemece dava konusu taşınmaz üzerinde kooperatif tarafından davalı 3.kişiye yapılan ferdileştirmeye ilişkin tasarrufun iptali ile davacı alacaklıya icra takibine konu alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken kararda yalnızca tasarrufun iptaline karar verilmesinin hatalı olduğu- Davalı borçlu kooperatif ile 3. kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmakla yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilirken davalıların müşterek müteselsil sorumluluğuna karar verilmesi gerektiği-
Tasarrufun iptali davasının sabit olması halinde, mahkemece "... davalı-üçüncü (ve dördüncü) kişiye yapılan tasarrufun, 'takip konusu alacak ve fer'ileri ile sınırlı olarak' iptaline..." şeklinde karar verilmesi gerekeceği–
İİK'nun 194. maddesine göre, iflasın açılması, iflas masasına giren mal ve haklarla ilgili bilumum hukuk davalarını acele olanlar istisna olmak üzere ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonraya kadar durduracağı-
3. kişinin, tedbir kararına konu taşınmazın, borçlu kooperatif tarafından kendisine devredildiği gerekçesiyle, tedbir kararına itiraz ettiği ve mahkemece ara kararla tedbir kararının kaldırıldığı-
Kooperatif üyesi olan davacının tapu iptali ve adına tescil istemi yönünden davaya konu bağımsız bölümün yüklenici kooperatife kalacak dairelerden olup olmadığı, kooperatifin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği kapsamında alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasına elverişli olup olmadığı, davacı ile benzer durumda olan kooperatif üyelerinin açtığı ve eldeki dava ile bağlantılı dava dosyaları da incelenmek suretiyle karar verilmesinin gerekip gerekmediği-
Taraflar arasındaki alacak davası-
Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit davası-
Asıl dava ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali- Birleşen dava ipotek tesisi işleminin iptali talebi-
Yargılamanın son celsesinde tahkikatın bittiği tefhim edilip sözlü yargılama için gün ve saat tayin edilmeden hüküm verilmesinin hatalı olduğu- Mahkemece, HMK. 186 vd. gereğince sözlü yargılama için gün tayin edilip taraflara tebliğ edilerek ve sözlü yargılamada taraflara son sözleri sorularak hükmün açıklanması gerektiği- Davacının tazminat talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olmasının hatalı olduğu-
TKM.nin 170. maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 17.11.2006 tarihine kadar 4722 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince, TMK.'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olduğu-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
