İşçilik alacakları davasında; ilk dönem çalışmasının emeklilikle sona erdiği ve kıdem tazminatının eksik ödendiği durumda bu dönemin tasfiye edilmiş sayılmayacağı, işçinin ikinci dönem çalışması sonundaki feshinin haklı olup olmadığının belirlenmesinde zamanaşımına uğramış olsa bile ödenmeyen fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği, bu alacakların varlığı halinde feshin haklı kabul edilerek tüm süre ve son ücret üzerinden hesaplanacak kıdem tazminatından önceki ödemenin faiziyle mahsubu gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği-
Mahkemece, davacının davayı somutlaştırma yükü, hakimin de davayı aydınlatma yükümlülüğü bulunduğu göz önüne alınarak, davacının çalışma süresi boyunca hiç yıllık izin kullanmadığı hayatın olağan akışına ters olduğundan, davacının beyanı alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
İstinaf başvurunun esastan reddine karar verildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin hükmüne müdahale anlamına gelecek herhangi bir ekleme yahut düzeltme yapılmasına imkân bulunmadığı- İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılmadan mevcut kararın hüküm fıkrasında düzeltme yapılmasının kanun hükümlerine açıkça aykırı görüldüğünden kararın bu sebeple bozulması gerektiği-
Uyuşmazlığın, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi ile orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre bu hususun tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı-
Baz istasyonlarının kurulduğu yerlere yakın çevredeki insanların bir endişe içinde'oldukları sabit olduğuna göre, davacıların bu endişelerinin giderilmesi gerekmektedir, bir zarar olmasa bile kişilerin zarar gördüklerine/göreceklerine dair endişe duymalarının başlı başına bir zararın doğduğunun kabulünü gerektireceğinden baz istasyonun daha uygun bir yere kurulmasıyla mesele halledileceğinden, haberleşmeye dönük bu hizmetin de aksamadan yürütülmesi mümkün olacağından baz istasyonunun kaldırılmasına karar verilmesinin gerekeceği-
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir...
Şua izni fazla çalışma benzeri alacak olduğundan ve İş Kanunu 'nda açıkça düzenlenmediğinden, işçinin çalıştırılması halinde işçiye, çalışma karşılığı olmaksızın alması gereken ücretin yanında, ait olduğu dönem ücretiyle hesaplanan çalışılan süre ücreti kadar tazminatın ödenmesi gerektiği- Şua izni alacağında zamanaşımı başlangıcının fesih tarihinden itibaren değil, şua iznine hak kazanma tarihinden itibaren başlatılması gerektiği-
22. HD. 07.03.2019 T. E: 2017/20857, K: 5288-
Davacının Yönetmelik kapsamında olup olmadığı, dava konusu alacakların ispat ve hesaplanması ile hükmedilen faiz-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
