Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davasında; dava konusu bağımsız bölümlerde davalı adına kayıtlı payın tamamı miras bırakandan gelmediğinden, yargılama aşamasında bu durumun dikkate alınması gerekeceği-
İstihkak davasına konu mahcuz yönünden verilen takibin durdurulması kararının fiilen uygulanıp uygulanmadığına dair, İcra Müdürlüğü kararının temin edilip eklenmesinden sonra gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesi üzerine İcra Müdürlüğü tarafından 28/03/2016 tarihli cevabi yazıda teminat karşılığı tedbir kararının uygulanarak takibin durdurulmasına karar verildiğinin bildirilmiş olması da dikkate alındığında, İİK'nun 97/13 maddesi gereğince bu dava nedeniyle davacı 3. kişinin tutumu sonucu alacaklının alacağının tahsili geciktiğinden, davanın reddi nedeniyle alacaklı yararına % 20 tazminata hükmedilmesi gerekeceği-
3. HD. 19.01.2016 T. E: 2015/16496, K: 258-
Temlikin gerçek satış olduğu, mahkemece davacının muvazaa iddiasını ispatlayamadığı ve bedeller arasındaki aşırı oransızlığın tek başına muvazaanın kanıtı olamayacağı saptanmak suretiyle davanın reddine karar verilmesinde ve bozmadan önce davalı taraf lehine maktu avukatlık ücretine hükmedildiği halde, davalı taraf bunu temyize getirmeyip bozmadan sonra noksan harç tamamlanmış olsa bile usuli kazanılmış hak olgusu gözetilerek davalı lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizliğin olmadığı-565.
Borç, ipotek ile temin edilmiş olsa bile elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabileceği, bununla birlikte alacaklının kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatması durumunda aynı borca ilişkin olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı, davacı banka tarafından borçluya karşı hem kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip hem de ipoteğin paraya çevrilmesi istemli takip başlatıldığı, daha sonra ipoteğin paraya çevrilmesi istemi ile başlatılan takibin iptaline karar verildiği, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip dosya hesabına göre bakiye borç miktarının ............ TL olduğu, yargılamaya konu 07.06.2022 tarihli sıra cetvelinde davacı bankanın alacağının bu miktar üzerinden gösterildiği, davacının devam eden bir ipotek takibinin bulunmadığı, düzenlenen sıra cetvelinde ve Yerel Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı-
Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ile miras payı oranında tescil ve tazminat; birleştirilen davalar ise muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tazminat istekleri-
Tasarrufun iptali davasından sonra açılan menfi tespit davasının sonucunun, tasarrufun iptali davasında 'bekletici mesele' (HMK. 165) yapılması gerekeceği-
Kamu alacağının tahsili için, 6183 sayılı Kanuna göre, muvazaalı işlemlerin iptâlini sağlamak için dava açılabileceği–
Tasarrufun iptali davasının, "ticari dava" olarak değerlendirilemeyeceği ve bu davalarda arabulucuya başvurunun "dava şartı" olarak kabul edilemeyeceği (Konya BAM 3. HD. kararı)-
Tasarrufa konu taşınmazların tapuda gösterilen değerleri ile, mahkemece belirlenen değerleri arasında mislini aşan fark olduğu, davalı şirketler ile davalı-borçlunun yönetiminde olan dava dışı borçlu Şirket arasında süre gelen ticari ilişkilerin olduğu, davalı borçlunun dava konusu üç taşınmazını aynı işlemle davalı Ltd. Şti.ne, dava konusu diğer iki taşınmazını aynı işlemle davalı .. A.Ş'ne sattığı, satışta borçluyu temsil edenin alıcı ..A.Ş'nin kurucularından olduğu, taşınmazları satın alan davalıların borçlu-davalının durumunu ve amacını bilecek kişilerden olduğu ve İİK'nın 280/1 maddesinde vücut bulan emarenin gerçekleşmiş olduğu- İİK'nun 278 ve 280/1 maddeleri gereğince, davalı A.Ş'ne satılan dava konusu bağımsız bölümler için tasarrufun iptaline karar verilmesi ve alacaklısına icra dosyasındaki borç ve ferileri ile sınırlı olmak üzere tasarrufun iptaline karar verilmesinin yerinde olduğu- Davalı 3. kişi Ltd. Şti.ne satılan dava konusu taşınmazları aldıktan sonra borçlarına karşılık banka lehine ipotek tesis ettirildiği, 3. kişi Ltd. Şti'.ne satılan dava konusu bağımsız bölümlerin cebri icra sonucu ipotek borcuna mahsuben banka tarafından alındığı, dava konusu olan bu üç taşınmaz davalı 3.kişi Ltd Şti'nin borcu nedeniyle cebri icra yoluyla satıldığından, davalı Ltd Şti'nin, davacının (asıl dava ve birleşen davalar için) takip konusu alacak ve fer'ileriyle sınırlı olarak İİK 283/2 madde gereğince tazminat olarak sorumluluğuna karar verilmesinin de yerinde olduğu- Davalı-3.kişinin kendi borcu nedeniyle dava konusu taşınmazların cebri icra satışı sonucu el değiştirmesi halinde, davada taraf olmayan birine ait taşınmazlar için tasarrufun iptaline karar verilemeyeceği, cebri icradan ihale ile alan kişinin kötüniyetli olmamasından davaya dahilinin de mümkün olmayacağı, davanın talep olmaksızın bedele dönüştüğü, bu nedenle, davacı Banka vekilinin tasarrufun iptaline karar verilmesi yönündeki ve bu taşınmazlar için yapılacak olan sıra cetvelinin bekletici mesele yapılması gerektiği yönündeki istinaf talebinin yerinde olmadığı-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.