• «1998 ve 1999 Tasarısı»ndaki Gerekçe

     «Madde 565 - Yürürlükteki Kanunun 507 nci maddesini karşılamaktadır.

    Maddenin konu ve kenar başlıkları içeriğine ve amacına uygun olarak değiştirilmiştir.

    Madde dört bent hâlinde arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.

    Maddenin (3) numaralı bendinde yer alan «serbestçe dönme hakkı saklı tutularak yapılan bağışlamalar» kavramı geniş yoruma elverişli bir ifadedir. Yargıtay kararlarında buraya intifa hakkı saklı tutularak yapılan bağışlamaların da girdiği kabul edilmektedir. Maddeye bu hususu da kapsayacak bir ifade eklenmesi düşünülmüşse de metnin söz konusu hususu da kapsadığı dikkate alınarak bu eklemenin gereksiz olduğu kabul edilmiştir.»



  • «1984 Tasarısı»ndaki Gerekçe:

     

    ‘Madde 489 - Madde, yürürlükteki Kanunun 507. maddesini karşılamaktadır.

    Maddede esasa ilişkin bir değişiklik yapılmamıştır. Ancak, birinci bentte hangi sağlar arası kazandırmaların iadeye (denk-leştirmeye) tabi olmaması sebebiyle tenkise tabi olacağı daha açık şekilde düzenlenmiştir. Gerçekten bir mirasçının iade borcundan kurtulması, mirasçılık sıfatını kaybetmesinden ileri ge-lebileceği gibi, miras bırakanın onu iade borcundan muaf tutmasından da ileri gelebilir.

    Diğer taraftan yürürlükteki kanunun üçüncü bendi rücua tabi bağışlamaların tenkise tabi olmadığı intibaını veren ya-nıltıcı bir ifade taşımaktadır. Doktrindeki açıklamalar ve kaynak İsviçre Medenî Kanununun 527.maddesi aslında, ne zaman yapılmış olursa olsun tenkise tabi olmayan bağışlamaların, ola-ğan hediyeler olduğunu göstermektedir. Ancak bunun dışındaki bağışlamalar, ölümden önceki bir yıl içinde yapılmışsa tenkise tâbi olacak, bir yılın dışında kalırsa tenkis söz konusu olmayacaktır. Sözü geçen bendin ifadesi bu hususu açıklamak üzere düzeltilmiştir.’:

     

    «3. Sağlararası kazandırmalarda

    a. Türler

    Madde 489 - Aşağıdaki kazandırmalar, ölüme bağlı tasarruflar tenkise tâbidir:

    1. Mirasbırakanın, mirasçılık sıfatını kaybeden kanunî mirasçıya miras payına mahsuben yapmış olduğu sağlararası kazandırmalar ile, altsoyuna iadeye tâbi olmamak kaydıyle çeyiz veya kuruluş sermayesi verilmesi ya da malvarlığı devri yolu ile yaptığı kazandırmalar,

    2. Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi maksadıyla yapılan kazandırmalar,

    3. Mirasbırakanın, serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ve ölümden önceki bir yıl içinde olağan hediyeler dışında yapmış olduğu bağışlamalar,

    4. Mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan temlikler.»


  • «1971 Tasarısı»ndaki Gerekçe:

     

    ‘1) Terim ve ifade: Terimler yukarıki maddelere uydurulmuş, ifade sadeleştirilmiştir. Maddenin kenar başlığı, yuka-rıda maddenin gerekçesinde açıklanan sebeplerle değiştirilerek «ölüme bağlı olmayan teberrular» yerine «sağlıkta sonuç do-ğuran tasarruflarda» bağlığı konulmuştur. Maddenin (3) numaralı bendinde «rücû hakkı» yerine evvelce teknik terim olarak kabul edilmiş bulunan «cayma» terimi konulmuş ayrıca bu bendin ifadesi, maksada uygun olarak düzeltilmiştir. Bugünkü metinde sanki «hibe edenin kayıtsız ve şartsız rücua hakkı olduğu hibelerin de, âdet üzere verilen hediyeler gibi, indirimden müstesna tutulduğu» anlamı çıkmaktadır. Oysa, müstesna olan, yalnız «verilmesi alışagelmiş olan olağan hediyeler» dir. Bağışlayanın cayma hakkını saklı tuttuğu bağışlar müstesna olmayıp, indirime bağlıdır. İşte bu nokta üç numaralı bentte yapılan ifade değişikliğiyle belirtilmiştir. (4) numaralı bentte de bir ifade değişikliği yapılmıştır. Çünkü hiç kimse herhangi bir tasarrufu ile yasanın emredici kurallarını «bertaraf etmek» gücüne sahip değildir; bu sebeple «bertaraf etmek kasdıyle» ibaresi yerine, Almanca aslında olduğu gibi «dokunulmaz pay kurallarından kaçınmak amacıyla» ibaresi konulmuştur.

    2) Biçim değişikliği, yoktur.

    3) Hüküm değişikliği: Ön tasarıda, 507 nci maddenin ilk cümlesinde, indirime bağlı olarak gösterilen tasarrufların, miras bırakanca sağlıkta hüküm doğurmak üzere yapılan tasarruf-lar olduğu ayrıca açıklanarak herhangi bir karışıklığın ve yanlış anlamanın önüne geçilmek istenmiştir. Bu maddenin yürürlükteki metninde (1) numaralı bendin ifadesi tam olarak açık değildir. Bu ifadede, sanki miras bırakan tarafından, denkleştirmeye «iadeye» bağlı olmamak şartıyla yapılan kazandırmaların kastedildiği gibi bir anlam çıkmaktadır. Oysa bu bendin maksadı, herşeyden önce mirasçılık sıfatını yitiren bir mirasçıya, henüz bu sıfatı yitirmeden önce miras payına sayılmak üzere yapılan kazandırmaların durumudur; zira bu gibi kazandırmalar esasen iadeye tabi değildir. İadenin «denkleştirmenin» sözkonusu olabilmesi için, mirasçılık sıfatının, denkleştirme «iade» zamanında mevcut olması gereklidir. Eğer kendisine kazandırma yapılan kimse mirasçılık sıfatına sahip değilse, o zaman denkleştirme «iade» değil, sadece indirim sözkonusu olur. Maddenin birinci bendinin asıl maksadı; bu gibi durumların düzenlenmesidir. Bundan başka bir de miras bırakan tara-fından kendi altsoyuna çeyiz veya kuruluş sermayesi «anaparası» veya mal devri şeklinde yapılmış olup da iadeye «denk-leştirmeye» açıkça tabi kılınmayan kazandırmalar, yasa gere-ğince iadeye değil, indirime bağlıdır. Birinci bendin kapsamına giren indirime bağlı kazandırmalardan biri de budur. Esasen bu nokta 603 üncü maddenin ikinci fıkrasının ifadesinden de açıkça anlaşılmaktadır. «İndirim» ile «denkleştirme» arasındaki ilişkileri ve ayırıcı noktaları yasada her türlü karışıklığı giderecek biçimde belirtmek için, maddenin (1) sayılı bendi değiştirilerek başka bir ifadeye bağlanmıştır.

    507 nci maddenin (3) sayılı bendinde, süre bakımından bir kural değişikliği yapılmıştır. Bugünkü metinde (miras bıra-kanın ölümünden önceki bir yıl içinde yapılan bağışlamaların indirime bağlı olacağı) yazılıdır. İsviçre’de bu süre «beş yıl» dır. Medenî Kanun Komisyonu bu beş yıllık süreyi işin gereğine daha uygun bularak ön tasarıya koymayı uygun bulmuştur; meselâ uygunsuz bir kadına bir gayrımenkulünü sağlığında bağışlayan ve ferağını da yapan bir kimse, bu bağışlamadan birbuçuk yıl sonra ölse ve bağışlama sonucunda kanunî mirasçıların doku-nulmaz paylarına bir taşma olduğu görülse, bu mirasçılar, bağış-lamanın üzerinden bir yıldan fazla bir zaman geçmiş olduğu için, hiçbir indirim isteminde bulunamayacaklarıdır. Bu çözüm, aile bütünlüğünü, miras kuralları içinde dahi koruyan Medenî Ka-nunumuzun ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Bu sebeple Medenî Kanun Komisyonu, beş yıllık sürenin kabulünü, İsviçre aslında olduğu gibi, bizim maddemiz için de uygun bulmuştur.’:

     

    «3. Sağlıkta sonuç doğuran tasarruflar

    a) Türleri

    Madde 507 - Mirasbırakanın sağlığında sonuç doğurmak üzere yaptığı aşağıdaki tasarruflar, tıpkı ölüme bağlı tasarruflar gibi, indirime bağlıdır.

    1- Mirasçılık hakkını herhangi bir sebeple kaybeden mirasçıya bundan önce miras payına sayılmak üzere mirasbırakan tarafından çeyiz veya kuruluş sermayesi verilmesi veya mal devri yoluyla yapılmış olan kazandırmalar ve denkleştirme kurallarına bağlı olmamak kaydiyle altsoyuna aynı yolla yapılan kazandırmalar;

    2- Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi maksadiyle yapılan kazandırmalar;

    3- Mirasbırakanın sağlığında, cayma hakkını saklı tutarak, yaptığı bağışlamalar ve ölümünden önceki son beş yıl içinde olağan hediyeler dışında, yapmış olduğu bağışlamalar;

    4- Mirasbırakanın dokunulmaz pay kurallarından kaçınmak amacıyla yaptığı açık olan mal aktarımları.»