• Adalet Komisyonu Raporu

     “Tasanının 291 inci maddesinin ikinci fıkrasında, 289 uncu maddede ol-duğu gibi beş yıllık süre getirmek amacıyla ”... bir yıl, her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl içinde soybağının reddi davası açar." şeklinde düzenleme yapılmıştır."



  • “1998 ve 1999 Tasarısı”ndaki Gerekçe

     “Madde 291 - Yürürlükteki Kanunun 245 inci maddesini karşılamaktadır.

    Birinci fıkrada, dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırtım gücünü kaybetmesi hâlle-rine özgü olmak üzere, kocanın altsoyunun, anasının, babasının veya baba oldu-ğunu iddia eden kişinin dava hakkı düzenlenmiştir. Hükümde, hem yürürlükteki metin, hem 1984 tarihli Öntasarının 227 inci maddesi ve hem de İsviçre Medenî Kanununun 258 inci maddesi karşısında önemli farklılıklar mevcuttur. Bu hü-küm, dava hakkı olan üçüncü kişilerin çevresini, yürürlükteki Kanunun 245 inci maddesi karşısında bir açıdan sınırlamakta, diğer bir açıdan ise genişletmektedir. Sınırlama, “çocukla mirasçı veya çocuk sebebiyle mirastan yoksun kalanlar”ın tümüne değil, bunlardan sadece kocanın altsoyuna, anasına ve babasına dava hakkı tanınmış olmasında; genişletme ise, çocuğun babası olduğunu iddia eden kişiye de dava açma hakkı verilmiş olmasında sözkonusudur. Dava açma süresi burada da bir yıl olarak belirlenmiştir. Fıkraya göre, bir yıllık süre, doğumu ve kocanın ölümünü, ayırtım gücünü kaybettiğini veya onun hakkında gaiplik kararı alındığını öğrenmeden itibaren işlemeye başlamaktadır.

    İkinci fıkrada, ergin olmayan çocuğun dava hakkı düzenlenmektedir. Da-vayı çocuk adına, kayyım açar. Davanın tâbi olduğu süre ise, atanma kararının kayyıma tebliğinden itibaren bir yıldır.

    Üçüncü fıkrada, yukarıda belirtilen ilgililerin açtıkları davalarda da önceki maddelerde bağlanan karineler ve ispat kurallarına yollama yapılmaktadır."



  • “1984 Tasarısı”ndaki Gerekçe:

     

    ‘Madde 227 - Madde, yürürlükteki Kanunun 245.madde-sini karşılamaktadır. Tasarıda dâva süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesinden başka sadece kayıplığına karar verilmesi hâlinde mirasçılara dâva hakkı tanınmıştır. Ayırım gücünün kaybı hâlinde dâva açma yetkisi vasiye ait olacaktır. Yürürlükteki metne göre ise kocanın ayırım gücünden yoksun olması, bulunduğu yerin bilinmemesi veya herhangi bir sebeple doğumdan haberdar edilmemesi gibi hâllerde bile mirasçılar dâva hakkına sahiptirler.

    Tasarıda, ölüm veya kayıplık halleri dışında mirasçılara dâva hakkı tanınması doğru görülmemiştir.

    Keza savcıya da dâva açma yetkisi verilmemiş, çocuğa veya atanacak kayyıma soybağını red dâvası açabilmek hakkı tanınmıştır.

    Dâva süreleri bir aydan altı aya çıkarılmış ve sürelerin başlama tarihleri asıl hükümde yapılan değişikliğe göre ayarlanmıştır.’:

    II. Diğer ilgililer tarafından

    Madde 227 - Soybağını red süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi veya kayıplığına karar verilmesi hallerinde, ço- cukla birlikte mirasçı olanlar veya çocuk yüzünden mirasçı olamayanlar, doğumu ve kocanın ölümünü öğrenmelerinden itibaren altı ay içinde soybağının reddi dâvasını açabilirler.

    Ayırım gücünden yoksun olan koca doğum tarihinde vesayet altında bulunuyor idiyse altı aylık süre, vasinin doğumu öğrenmesiyle işlemeye başlar.

    Ergin olmayan çocuğa atanacak kayyım, atama kararının kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde soybağının reddi dâvası açabilir. Böyle bir dâva açılmadığı takdirde ayırım gü-cüne sahip olan çocuk da ergin olmasından itibaren altı ay içinde soybağının reddini dâva edebilir. Dâva, ana ve kocaya karşı açılır.


  • “1971 Tasarısı”ndaki Gerekçe:

     

    ‘1) Terim ve ifade: Terimler yukarıdaki maddelerle uydurulmuş, ifade açıklanmış ve sadeleştirilmiştir.

    2) Biçim değişikliği, yoktur.

    3) Hüküm değişikliği: Bugün yürürlükte olan metindeki (tanıma) kelimesi, bu tabirin, evlilik dışı çocukların soydanlığını kabulle ilgili bir terim olması gözönüne alınarak, iki ayrı kav-ramın birbiriyle karışmaması için (tanıma) kelimesi, yerine aslında olduğu gibi (benimseme) kullanılmıştır. Bundan başka, karı, evlenmeden önce gebe kalmışsa, Cumhuriyet Savcısının red davası açması yetkisi mutlaktır; yani koca çocuğu ister benimsemiş olsun, ister olmasın Cumhuriyet Savcısı böyle bir durumu öğrendiği ve kocanın, doğan çocuğun babası olmak ihtimali bulunmadığına kanaat getirdiği takdirde, her zaman red davası açabilir. Bu mutlak ifade bugünkü metinden de anlaşılmakla birlikte, maddenin sonundaki (ve isbat) kelimeleri lüzumsuz bulunarak çıkarılmıştır. Bir dava müsbet sonuca bağ-lanabilmek için, elbette isbat edilmek gerekir. Maddenin ifadesi ona göre değiştirilmiştir. Başkaca bir değişiklik yoktur.’:

     

    II. Öteki hak sahipleri tarafından.

    Madde 245 - Soydanlığın reddi süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi veya sezginlik gücünü kaybetmesi veya bilinmeyen bir yerde bulunması veya başka sebeplerle doğumun kendisine bildirilememesi durumunda, çocukla birlikte veya ondan sonra miras hakkı olanlar, doğumu öğrenmelerinden baş-layarak üç ay içinde soydanlığın reddi davasını açabilirler.

    Karı evlenmeden önce gebe kalmışsa, koca, çocuğu benimsemiş olsa bile, onun babası olması ihtimali yoksa, Cumhuriyet Savcısı soydanlığın reddi davasını açabilir.