"...C. Uyuşmazlık
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda davalı borçlu şirket ile davalı üçüncü kişi şirketin birlikte hareket ederek muvazaalı işlemler yapıp yapmadığı, davacı alacaklı tarafından mülkiyet karinesinin aksinin ispat edilip edilemediği, buradan varılacak sonuca göre istihkak iddiasının reddi talebinin kabulüne karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
D. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
İcra ve İflas Kanunu'nun 97/a ve 99. maddeleri.
2. Değerlendirme
1. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konu ile ilgili yasal düzenleme ve kavramların irdelenmesinde fayda bulunmaktadır.
2. Haciz, cebri icra organı tarafından yapılan devlete ilişkin bir hakimiyet tasarrufu olup icra takibinin konusu olan belli bir para alacağının ödenmesini sağlamak için bu yolda istemde bulunan alacaklı lehine, söz konusu alacağı karşılayacak miktar ve değerdeki borçluya ait mal ve haklara icra memuru tarafından hukuken el konulmasıdır. Kural olarak haciz işleminin tamamlanması için mala fiilen el konularak malın borçlunun tasarruf sahasına çıkarılması da gerekmemektedir. Borçlu elinde haczedilen bir malda, üçüncü kişi tarafından kendi lehine veya borçlu tarafından üçüncü kişi lehine hak iddia edilmesi üzerine mahcuz malı hacizden kurtarmak amacıyla üçüncü kişinin alacaklıya karşı açtığı dava "istihkak davası" (İİK md. 96, 97/6); elinde haczedilen bir malda hak iddia eden üçüncü kişiye karşı alacaklının, haczin kalkmasını önlemek için açtığı dava ise "istihkak iddiasının reddi davası" (İİK md. 99) olarak tanımlanmaktadır (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara, 2013, s.543; Timuçin Muşul, İcra ve İflas Hukukunda İstihkak Davaları, Ankara, 2015, s.3)...."
