"...İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket hakkında 26.06.2023 tarihinde başlamak üzere 3 ay süre geçici mühlet, 26.11.2023 tarihinden başlamak üzere 1 yıl kesin mühlet verildiği; 14.11.2024 tarihinde davalı şirketin konkordato projesinin tasdik edildiği, madde gerekçesi ile madde başlığı ve İİK'nın m.288/1 hükmü hep birlikte değerlendirildiğinde, faiz işlemesinin "geçici mühlet karar tarihi itibariyle" duracağı, bilirkişi incelemeleri sonunda ve davalı defterlerine göre; davalının, davacıya geçici mühlet tarihi itibarı ile 168.673,72 USD borcu bulunduğunun tespit edildiği, davacı, mühlet öncesinde davalıdan tahakkuk eden faiz yönüyle 17.139,88 USD alacağını ileri sürmüşse de, davalıyı temerrüde düşürmek için çekilen bir ihtarı dosyaya ibraz edemediği, bilirkişi raporunda, geçici mühlet tarihi itibarı ile USD kurunun 25.250,50 TL olduğu tespitine yer verilmiş olmasına rağmen, Merkez Bankasının kendi sitesinde geçici mühlet tarihi itibarı ile USD kurunun 25.908,40 TL olduğu görüldüğü, bu durumda davacının alacağının 168.673,72 USD x 25.908,40 TL= 4.370.066,21 TL olduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, davacının mahkemenin 2023/376 Esas ve 2024/904 Karar sayılı dosyasından davalı hakkında yapılan konkordato tasdik yargılaması sırasında kabul edilen alacağı dışında 4.370.066,21 TL alacağı olduğunun tespitine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir..."
Çekişmeli alacağın tespiti ile konkordato projesine eklenmesi istemi (İİK m. 308/b)- Arabuluculuk- Harç- Vekalet Ücreti-
İİK'nın 308/b. maddesi uyarınca çekişmeli alacağın tespiti ile konkordato projesine eklenmesi istemi- İİK m. 308/b-1 uyarınca açılan davanın alacaklının konkordatodaki payını belirleyecek olup, mahkemece genel hükümlere göre çözülecek olan uyuşmazlık ile ilgili kabul kararı verilmesi halinde konkordatonun yürürlükte bulunduğu sürece alacağın konkordato koşullarına göre tahsili sonucu ortaya çıkacağı, bu dava ile çekişmeli alacağın konkordato projesi kapsamına dahil olup olmayacağı hususunun belirleneceği, davanın kabul edilmesinin belirli bir para alacağının tahsilini değil sadece konkordato projesine dahil edilmesi sonucunu doğuracağı, bu niteliğine göre alacak davasından farklı olarak maktu harç ve maktu vekalet ücretlerine hükmedilmesi gerektiği- Davanın, bir aylık hak düşürücü sürede açıldığı, bu davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı; TBK m. 117'ye göre davalı temerrüde düşürülmediğinden faize hükmedilmemesinin isabetli olduğu-
