Muhatap borçlu şirkete Tebligat Kanunu m. 35 uyarınca tebligat-

Kendisine elektronik yolla tebligat yapılması zorunlu borçlu şirketin elektronik tebligat adresinin bulunmadığından ticaret sicilinde kayıtlı adresine klasik usul olan posta yoluyla tebligat çıkarıldığı- Muhatap ticaret şirketinin ticaret sicilindeki adresine TK m. 35/4 tebligat yapılabilmesi için bu adrese daha önce çıkartılan tebliğin yapılamayıp iade edilmiş (bila tebliğ dönmüş) olmasının yeterli olduğu, mevzuatta tebligatın hangi sebeple bila tebliğ iade edilmesi gerektiğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı- Borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine aynı adrese TK m. 35 uyarınca çıkarılan ödeme emri tebliğinin usulüne uygun olduğu- "Muhatap tüzel kişinin adresi ticaret sicilinde kayıtlı olduğundan tanınmamasının söz konusu olamayacağı, dolayısıyla "tanınmıyor" şerhiyle bila tebliğ iade edilen tebligat usulsüz olduğundan, TK. m. 35. maddesine göre tebligat yapılamayacağı" görüşünün HGK çoğunluğu tarafından benimsenmediği-

"...Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda ödeme emrinin borçlu şirkete 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine göre usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.

D. Gerekçe

1. İlgili Hukuk

1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 16, 21/1 ve 57/1. maddeleri,

2. Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi,

3. Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 57. maddesi.

2. Değerlendirme

A. Alacaklı vekilinin temyizi yönünden

1. Hukuki yarar dava (şikâyet) şartı olduğu gibi, temyiz istemi için de gereken bir şarttır.

2. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl dosya yönünden borçlu şirketin usulsüz tebligat şikâyetinin reddine, borçlu E. B.'e gönderilen ödeme emri bulunmadığından hukuki yarar yokluğundan reddine, birleşen dosya yönünden borçlu şirketin itirazının reddine, borçlu E. B. yönünden imza itirazının kabulüne dair verilen karar borçlu şirket vekili ile alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş, Özel Dairece alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra borçlu şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile karar bozulmuştur. Özel Dairece temyiz itirazları reddedilen tarafın direnme kararını temyiz etmesinde hukuki yararı bulunmamaktadır.

3. O hâlde alacaklı vekilinin temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmelidir.

B. Borçlu vekilinin temyizi yönünden

1. İcra ve İflas Kanunu'nun 21/1 ve 57/1. maddelerine göre icra işlerinde tebligat TK ve ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır. 

2. Tebliğ, kelime anlamıyla kısaca bildirim, yazılı bildirme anlamına gelir. Tebliğ kelimesinin çoğulu (tebliğler) olan ancak artık bugün için dilimizde (tekil) tebliğ kelimesi ile özdeş olarak kullanılan tebligat terimi, hukuksal bir işlemin ilgili kimsenin bilgisine sunulması için yetkili makamın, yasanın öngördüğü esas ve usule uygun bir biçimde (elektronik ortam dâhil) yazı ile veya ilân yoluyla yaptığı belgeleme işlemi demektir (Ejder Yılmaz, Tecer Çağlar, Tebligat Hukuku, Ankara, 2013, s. 39). Hukuki anlamda tebligat, hukuki işlemlerin kanunda belirtilen usule uygun olarak muhatabına ya da muhatap adına kanunen kabule yetkili şahıslara yazılı olarak bildirimi ve bu bildirimin belgelendirilmesi işlemidir...."

Devamı için tıklayınız…