Tasarrufun iptali davası- İş yeri komşusu- Aynı köylü olmak-
Tasarrufun iptali davasında; her ne kadar satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen gerçek değer arasında fahiş fark bulunmasa da; borçlu (N) ile davalı üçüncü kişi (E)'nin aynı köylü oldukları, üçüncü kişinin kardeşinin borçlunun iş yeri komşusu olduğu ve aynı zamanda borçlunun babası (M)'nin kiracısı konumunda bulunduğu tespit edilmekle; bu organik ilişkiler ağında üçüncü kişinin İİK'nin 280/1. maddesi uyarınca borçlunun mali durumunu ve alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğu sabit olup; davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulurken, davacının davayı açmakta haklı olduğu gözetilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu-
"... I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının borçlu N. G.'ten alacaklarının tahsili için Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... sayılı dosyalarıyla takip başlatıldığını, yapılan hacizlerde borçlunun haczi kabil malının bulunmadığının tespit edildiğini, yapılan sorguda davalı/borçlu N. G. adına kayıtlı Antalya İli, K. İlçesi, Y. Mh. 1696 ada 10 parsel 1.kat 5 nolu meskenin diğer davalı E. A.'ya satıldığını öğrendiklerini, E. A.'nın N. G.'ün işyeri komşusu S. A.'nın kardeşi olup, devrin muvazaalı olduğunu ve davacıdan mal kaçırma amacını taşıdığını belirterek, bu tasarrufun iptalini ve davacıya cebri icra yoluyla haciz ve satış yetkisi tanınmasını istemiştir..."
