TÜRK TİCARET KANUNU > - Ticaret Şirketleri > - Anonim Şirket > - Genel Hükümler, Kuruluş ve Temel İlkeler > - B) Kuruluş > Madde 353 - XIV - Fesih davası
Limited şirketlerde iç kaynaklardan ve birikmiş geçmiş yıl kârlarından yapılan sermaye artırımının ortakların pay oranlarını değiştirmemesi ve ortaklardan ilave ödeme talep edilmemesi karşısında, genel kurulda alınan sermaye artırımı ve yedek akçe ayrılmasına ilişkin kararların kanuna, şirket sözleşmesine veya dürüstlük kuralına aykırı olduğunun kanıtlanamaması halinde şirket bilançolarının likidite oranlarının iyi olduğu veya acil sermaye ihtiyacının bulunmadığı gerekçesiyle genel kurul kararlarının iptaline karar verilemeyeceği, tescil edilen sermaye artırım kararının butlan ve yokluğuna karar verilemeyip ancak süresi içinde kanuni iptal sebeplerinin varlığı ispatlandığında iptal edilebileceği-
6102 sayılı Kanun'un 456 ncı maddesinin dördüncü fıkrası atfıyla 353 üncü maddesi uyarınca sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının tescilinden sonra bu karar ile ilgili butlan ya da yokluk kararı verilemeyeceği, ancak tescil tarihinden itibaren üç aylık yasal sürede açılması koşuluyla iptal kararı verilebileceği, eldeki davanın da tescil tarihinden itibaren üç aylık yasal sürede açıldığı gözetilerek sermaye artırımına ilişkin kararın iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın tasarrufun iptali davasına ilişkin olduğu - Bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle yeniden kurulan hükme ilişkin Özel Daire bozma kararı sonrası dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmiş olduğu, ancak HMK'nun 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesinin zorunlu olduğu - Yanılgı sonucu dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmiş olmasının, bölge adliye mahkemesinin HMK'nun 373 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bozma kararına karşı uyma veya direnme kararı verme yetkisini ortadan kaldırmayacağı gibi bu yetkinin ilk derece mahkemesine geçeceği sonucunu da doğurmayacağı, diğer bir deyişle ilk derece mahkemesince direnme adı altında verilen kararın bir sonuç doğurduğundan ya da tarafların leh ve aleyhine usule ilişkin hak bahşettiğinden söz edilemeyeceği-