Alacaklının navlun sözleşmesine konu yüke ilişkin zilyetliğinin elinde olduğuna dair herhangi bir belge ibraz etmediği, başka bir taşıyan tarafından taşınan farklı bir yük üzerinde hapis hakkının tesis edilmesinin ve defter tutulmasının talep edildiği, zilyetliği dolaylı yoldan bile elinde bulunmayan bir yük üzerinde alacaklının hapis hakkının bulunmadığı, bu nedenle de icra müdürlüğünce hapis hakkının tesis edilmesi ve defter tutulmasının mümkün olmadığı- İcra müdürlüğünün kanuni düzenlemelere uymakla yükümlü olduğu, hapis hakkının devam edip etmediğini re'sen inceleyebileceği, bu hususu yasaklayan herhangi bir düzenlemenin de bulunmadığı-
Şikayete konu menkullerin geminin oluşturulup, işletilmesi, korunması ve gemiden yararlanılabilmesi için bütünleyici parça ve eklenti olarak gemiye bağlanmasının mümkün olup olmadığının tespit edilip, bu tespitler yapılırken aynı gemi ipoteği nedeniyle karara bağlanan dosyalarda rapor veren bilirkişilerden faydalanılıp, olmaması halinde söz konusu raporlarda belirlenen menkullerle aynı menkuller olup olmadığı hususunda görüş sorularak sonuca gidilmesi gerektiği-
«743 sayılı eski MK. döneminde kurulmuş olan araç rehinleri»- Davalı banka lehine rehin sözleşmesi düzenlendikten sonra, rehin konusu taşınır malın borçlu şirket yetkilisine teslim edildiğini davalı banka kabul ettiğinden, rehnalanın araç, alacaklının rızası ile borçlu şirket temsilcisine teslim edildiğinden, bu sırada haciz yapan alacaklıların haczinin MK. mad. 943/2 (EMK. m. 857/2) uyarınca rehinli alacaklının önünde yer alacağı-
Karayolları Trafik Kanununda, menkul niteliğinde olan araçlar üzerinde rehin hakkının nasıl kurulacağı hakkında açık bir düzenleme bulunmadığı, noterde yapılan rehin sözleşmesi ile aracın rehin edilip alacaklıya teslim edildiği belirtildikten sonra, alacaklının, araç üzerindeki zilyetliğini rehin verene devretmesi halinde, rehin hakkının sona ermeyeceği, MK. 943/II uyarınca rehin hükümlerinin askıya alınmış olacağı-