Holding ve grup şirketlerine yatırılan paraların iadesi istemli davada; Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararı üzerine yapılan yeniden yargılamada, davalı şirketin eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu ve paranın yatırıldığı 2000 yılından itibaren mülga 765 sayılı TCK m. 102/4 ve 104/2 uyarınca öngörülen 7,5 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin davanın açıldığı 2016 yılı itibarıyla dolmuş bulunduğu, davalının zamanaşımı defini ileri sürmesinin dürüstlük kuralına aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiği-

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 567.540,00 TL ...