Dava, limited şirket pay devrinin iptali talebine ilişkindir. İlk noter sözleşmesinde yeminli tercüman bulunduğu, bu dava işlemleri için avukata verilen vekaletname sözleşmesinin noterde yine yeminli tercüman eşliğinde yapılmış olduğu ve fakat dava konusu işlemin noter senedinde tercüman olmadığı, yapılan sözleşmelerin tarih aralıklarına bakıldığında davacının karmaşık hukuki ilişkileri ve terminolojiyi anlayabilecek kadar Türkçeye vakıf olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yeminli tercüman bulunmamasının davacının hissesini yeniden davalıya devir ettiği yönünde irade beyanında bulunup bulunmadığı hususunda tereddüt yarattığı gözetilerek davalının devir bedeline ilişkin ödeme makbuzu ve sair yazılı belge sunamadığı takdirde gerektiğinde taraflara yemin delili de hatırlatılmak kaydıyla, sonucuna göre karar vermek gerektiği-
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinle ...
