İflâsın ertelenmesi kararıyla birlikte mahkemece alınacak iyileştirme tedbirlerinin, şirketin mali durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının tespitinin, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği, bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekeceği, her ne kadar mahkemenin bilirkişinin oy ve görüşü ile bağlı değilse de, yeterli görmediği bilirkişi incelemesinden sonra, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekeceği–
Davacı şirketin aktifinin pasifini karşılama oranının %50'nin altında olduğu, sunulan iyileştirme projesinin de somut verilere dayalı olmadığı gözetilmeksizin ve tedbirle birlikte iflas erteleme kurumundan yararlandığı anlaşılan davacı şirketin 5 yıllık süre sonunda da borca batıklığının devam ettiği görüldüğünden mahkemece res'en davacı şirketin iflasına karar verilmesi gerektiği-
Usule uygun olmayan şekilde eski bilirkişi heyetine iki yeni bilirkişi ekleyip bu kez yedi kişilik heyetten yeni bir rapor alınmış olup, beş kişilik heyette iken rapora muhalif olan iki bilirkişinin bu kez herhangi bir gerekçe göstermeden önceki bilirkişi heyetinin görüşünü tekrarlayan raporu imzaladıkları ve bu raporun karara dayanak yapıldığı anlaşıldığından, yedi kişilik bilirkişi heyetinin oluşturulma usulünün HMK 281. maddesinde belirlenen usule uymadığı-
Sanıkların yetkilisi olduğu borçlu ticaret şirketinin ticari defterlerine ulaşılarak, takibin kesinleştiği tarih itibariyle borcu ödeme gücünün bulunup bulunmadığı yönünde şirket defter ve kayıtları ile banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekeceği-
Taraflar arasındaki iflasın ertelenmesi davası-
Dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; borca batık olan davacı şirketin sermaye arttırımı yapmadığı, yapılan sermaye arttırımının kayyım denetiminde olmayan bir hesaba yatırıldığı ve onaysız çekildiği, satış faaliyetinin bulunmadığı ve kara geçmediği, iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olmadığı gerekçesiyle, iflas erteleme talebinin reddi ile, davacı şirketin iflasına dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı-
Müflis şirketle ilgili asliye ticaret mahkemesinin iflasın ertelemesi davasında İİK. 179/b gereğince ihtiyati tedbir kararı verildiği, davacı tarafın alacağının dayanağını teşkil eden icra takiplerinin bir kısmının, tedbir kararı verilen tarihten sonra başlatıldığı ve müflisin daha sonra iflasına karar verildiği anlaşıldığından, mahkemece, ihtiyati tedbir kararından sonra başlatılıp, davalı şirketin şikayet yoluna başvurması üzerine iptaline karar verilen icra takipleri ile ilgili masraf ve vekalet ücretinin kayıt ve kabul istenen alacağa eklenmemesi gerektiği-
İflasın ertelenmesi istemi sebebiyle mahkemece verilen tedbir kararından sonra takip yapılamayacağı- Yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe kefalet sözleşmesinin geçerli olmayacağı-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.