«Derece kararı» düzenlenmeden önce, haciz edilen malların «ayni mal» olup olmadığının saptanması gerekeceği—
Çeklerde vade olmayacağı kural ise de , uygulamada ticari yaşamda ileri bir tarihte keşide edilmiş gibi çek düzenlendiğinin, bu tip çeklerin yaygın olarak kullanıldığının görüldüğü, uygulamada ve öğretide bu gibi hallerde borcun ; vade, ibraz ya da takip tarihlerinden önce doğduğu iddiasının varlığı halinde, borcun gerçek doğum tarihinin tespitinin gerektiğinin kabul edildiği, somut olayda da vadeli çek verildiğinden ve davacı yan da borcun daha önce doğduğunu iddia ettiğinden kural olarak borcun gerçek doğum tarihinin araştırılmasının gerekmekeceği, bu yön dava şartı olup, temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın incelenmesi gerekeceği-
"İhtiyati haczin teminat karşılığında kaldırılması"na, icra takibinden önce -ihtiyati haciz kararını vermiş olan- mahkeme, icra takibinden sonra ise -asıl takibin yapıldığı yerdeki- icra mahkemesi tarafından karar verilebileceği–
İcra mahkemesince “takibin talikine” karar verilirken alacaklının muhtemel zararlarına karşı İİK.’nun 97/3 maddesi uyarınca davacıdan teminat alınması gerekeceği-
Kardeşi ile birlikte kahvede otururken yakalanıp üzeri aranan borçludan ele geçirilen paranın, borçluya ait sayılacağı, bu karinenin aksinin inandırıcı delillerle kanıtlanabileceği-
Her zaman düzenlenmesi mümkün adi nitelikli kira sözleşmesi, fatura, vergi levhası vs. gibi belgelerle yasal mülkiyet karinesinin aksinin ispat edildiğinden söz konusu mümkün olmayacağı-
Davalılar amca-yiğen olduğundan, aralarındaki tasarruf İİK mad. 278/3-1 gereğince bağış niteliğinde olup, iptali gerektiği gibi, dava konusu un fabrikası iş yeri niteliğinde olup, İİK mad. 280 anlamında iş yeri devri koşullarının somut olayda gerçekleşmemiş bulunmasına, davalının dava dayanağı takipten önce yasal Şufa hakkını yasanın öngördüğü şekilde kullandığının ispatlanmamış bulunmasına göre tasarrufun iptali kararının yerinde olduğu- Hakimin talep sonucuyla bağlı olduğu, talepten fazlasına hükmedemeyeceği-
İhtiyati haciz kararına karşı itirazı düzenleyen İİK'nın 265. maddesinde,  mahkemenin yetkisinin itiraz edilebilecek nedenler arasında sayıldığı, yine aynı maddede borçlunun, ihtiyati haciz kararına huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebileceği düzenlenmiş olup, dosyada yapılan incelemede haciz tutanağının borçlulara tebliğine ilişkin bir tebligat parçası olmadığı gibi bu yönde bir iddianın da bulunmamasına   göre talep eden vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazın süresinde yapılmadığına ilişkin istinaf itirazı yerinde olmadığı gibi borçluların ikametgahı ve kazanın meydana geldiği yer itibariyle ihtiyati haciz talebinde bulunulan İzmir Mahkemelerinin yetkili olmadığı da anlaşıldığından mahkemece bu gerekçeye dayanan itirazın kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına dair verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı-
Mahkemece, haciz tutanağının 3. sırasında belirtilen makineye ilişkin başvurunun istihkak davası olarak kabul edilerek, eldeki davadan tefrik edilmesinin, Mahkeme'nin ayrı bir esasına kaydının yapılarak, alınması gerekli peşin nispi başvuru harcının ikmal ettirilmesinin ve taraf teşkilinin sağlanmasından sonra, tarafların toplanan ve toplanacak tüm delileri iddia ve savunmalar kapsamında birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesinin gerekeceği-
İstihkak davalarında geçerli bir haczin ve geçerli bir icra takibinin bulunmasının dava şartı olduğu ve duruşmanın her aşamasında bu hususun mahkemece kendiliğinden araştırılacağı-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.