Tasarrufun iptali davası- İpotek- Muvazaa- Akrabalık-

Tasarrufun iptali istemiyle açılan davada; davalı banka yönünden yapılan taşınmaz devrinin mevcut ipotek borcuna mahsuben gerçekleştiği ve muvazaanın ispatlanamadığı, diğer davalılar yönünden ivazlar arasında fahiş fark bulunmadığı ve borçlu ile aralarında organik bağ veya tanışıklık ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine; ancak davalı şirket ortağının kardeşi olan diğer davalı yönünden İİK'nin 280/2. maddesi gereğince yakın akrabalık nedeniyle borçlunun mali durumunu ve mal kaçırma kastını bilebilecek kişilerden olduğu ve taşınmazı elinden çıkardığı gözetilerek tazminata hükmedilmesine dair verilen kararın onanması gerektiği-

"... I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... hakkında yapılan takibin semeresiz kaldığını, davalı borçlunun mal kaçırma amacıyla kendisine ait ... İli Merkez ... Mah. Dahilindeki 2239 ada 4 parsel sayılı taşınmazını 16.12.2013 tarihinde ipotek alacaklısı davalı ...'a kredi alacağına karşılık olarak; aynı yerdeki 5342 parsel sayılı taşınmazını 10.12.2013 tarihinde davalılar ..., ... ve ...'e gerçek bedelinin çok altındaki bir değerle; ... Mahallesi ... Caddesinde bulunan 17 ada 16 parsel sayılı taşınmazını da 27.11.2013 tarihinde firmanın sahiplerinin oğlu ve yeğeni olan davalı ...'a, ...'ın da bu yeri devraldıktan kısa bir süre sonra ... isimli dava dışı şahsa sattığının belirlendiğini ileri sürerek davalılar arasında yapılan taşınmaz devrine ilişkin tasarrufların İİK'nun 277 ve devamı madde hükümleri uyarınca iptali ile tasarrufun iptali isteğine konu 2239 ada 4 ve 5342 parsel sayılı taşınmazda üzerinden cebri satış yolu ile tahsil edilebilmesine imkan verilmesini ve 17 ada 16 parselin de elden çıkartılmış olması nedeniyle davalı ...'ın davacı banka alacağını karşılayacak kadar devir bedeli olan 500.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir..."

Devamı için tıklayınız…