Maden işletmesi- Öngörülebilir risk- Aşırı ifa güçlüğü- Tek taraflı vazgeçme-

Maden işletme izni kapsamında düzenlenen saha teslim tutanağı ile arazinin hukuki ve fiili tesliminin gerçekleştiği, yöre halkının eylemleri gibi öngörülebilir risklerin Türk Borçlar Kanunu’nun 138. maddesi anlamında aşırı ifa güçlüğü teşkil etmeyeceği ve hak sahibinin izinden her zaman tek taraflı vazgeçme imkanı bulunmasına rağmen izin ilişkisini uzun süre sürdürdükten sonra kullanımın engellendiği savunmasıyla bedel ödemekten kaçınmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu gözetilerek, iznin iptal edildiği tarihe kadar tahakkuk eden arazi izin bedellerinden davalının sorumlu tutulması gerektiği-

"... I. DAVA    
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 10.07.2023 tarihine kadar geçerli olmak üzere hammadde-maden arama/işletme ile tesis ve altyapı tesislerine ilişkin izinleri kapsayacak şekilde 10.12.2014 tarihli taahhüt senedi düzenlendiğini ve bu kapsamda arazi tesliminin yapıldığını, taahhüt senedi uyarınca davalının yıllık izin bedelini ödemekle yükümlü olduğunu ancak davalının yalnızca ilk yıl olan 2014 yılına ait izin bedelini ödediğini, 2015 ve 2016 yıllarına ait izin bedellerini ödemediğini, 2017 yılında davalının talebi üzerine iznin iptal edildiğini ve arazinin 29.06.2017 tarihinde geri teslim alındığını, ödenmeyen izin bedellerinin tahsili amacıyla toplam 347.865,45 TL alacak yönünden başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir..."

Devamı için tıklayınız…