Sığınmacı statüsünde olan (Suriye uyruklu) tarafların boşanma istemi- Tarafların evli olup olmadığının tespiti-
Türkiye'de "sığınmacı" olan Suriye uyruklu tarafların evli olduklarına dair dosya kapsamında bir belge bulunmadığı, davacıya "davalı ile evli olduklarına" dair vatandaşı bulunduğu ülkenin konsolosluğundan alınmış resmi belgeyi sunması için süre verilmesi, gerektiğinde Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla tarafların tabiyetinde bulundukları ülkenin Türkiye Büyükelçiliğinden evli olup olmadıklarının sorulması ve taraflar evli ise bu ülke makamlarından alınan evliliğe dair resmi belgenin istenilerek sonuca göre boşanma davasında bir karar verilmesi gerektiği- "Suriye vatandaşı tarafların ülkemize sığındıkları, Göç İdaresi Müdürlüğünden alınan cevap gözetildiğinde, veri tabanı sorgulaması sonucunda sistem üzerinde 'evli' olduklarının tespit edildiği, Suriye'de iç savaşın yargılama aşamasında devam ettiği, mahkemece yapılan araştırma ve temin edilen belgeler tarafların evli olduğunu kabule yeterli olduğundan TMK m. 166/1-2 uyarınca boşanma kararı verilmesi gerektiği" şeklindeki görüşün benimsenmediği-
"Taraflar arasındaki evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasının yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166/1-2. maddesi uyarınca boşanmalarına ve ferilerine karar verilmiştir. Hükme karşı davalı erkek vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı erkek vekilince davanın tamamı yönünden temyiz edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, tarafların ikisinin de ... uyruklu oldukları, Türkiye'de 'sığınmacı' olarak bulundukları anlaşılmaktadır..."
