Fesih kararı- Kooperatifler- Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi- Muvazaa-
Fesih davası ve kesinleşmiş fesih kararına rağmen gerçekleştirilen tapu devirleri ve yapılan sözleşmelerin, arsa sahibi kooperatifler ile yüklenici şirket arasındaki, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ilişkisinin devam ettiğini, tarafların gerçek iradelerinin sözleşmenin feshi yönünde olmadığını, sözleşmeyi devam ettirme iradelerini sürdürdüklerini, sonuç olarak, feshin muvazaalı olduğunu gösterdiği- Arsa sahibi kooperatifler ile yüklenici şirket arasındaki sözleşmenin feshine ilişkin yaratılan muvazaanın, mutlak muvazaa niteliğinde olmakla def’i değil, itiraz mahiyetinde olduğundan, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği- İlk Derece Mahkemesince, açıklanan bu sebeplerle, sözleşmenin geriye etkili feshine ilişkin kararın, davacı kooperatif ile davalı dışı yüklenici şirketin gerçek iradesine uygun olmadığı, feshin muvazaalı olduğu, hiç kimsenin kendi muvazaa ve hilesine dayanarak hak ve menfaat temin edemeyeceği gibi üçüncü kişilerin hukuki durumunu ağırlaştıramayacağı, bu durumda, tapu siciline güvenerek iyiniyetle mal iktisap eden davalının iyiniyetinin korunması gerektiği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu-
"... I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı önceki arsa sahipleri A. ve G.. ile yine dava dışı G. Turzm. Eğt...Ltd. Şti. arasında 20.03.2006 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, dava dışı arsa sahiplerinin sözleşmeye konu taşınmazlarla birlikte sözleşmeden doğan tüm hak ve yükümlülükleri müvekkili kooperatife devrettiklerini, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/362 Esas, 2012/446 Karar sayılı kararıyla geriye etkili olarak feshedildiğini ve kararın kesinleştiğini, dava dışı yüklenici şirketin kendisine avans olarak devredilen taşınmazda kat irtifakı tesis ettirerek üçüncü kişilere bağımsız bölüm sattığını, yüklenici şirket edimlerini yerine getirmediğinden ondan temlik yoluyla bağımsız bölüm devralan kişilerin, bağımsız bölümlerin mülkiyetini iktisap etmelerinin mümkün olmadığını, iyiniyet ve tapuya güven ilkesi iddialarının dinlenme olanağı da bulunmadığını ileri sürerek, tapuda davalı adına kayıtlı 1007 ada 10 parsel 4. Blok A Giriş 21 Nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir..."
Devamı için tıklayınız…