"...III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dayanağı senet, keşideci ve lehtar olarak aynı isimle düzenlenmiş olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 688 ve 689. maddeleri gereğince bono değil adi senet hükmünde olduğu, bu durumda takip dayanağı adi senetteki hakkın ancak alacağın temliki yolu ile devredilebileceği, kambiyo senedi niteliğinde olmayan belgelerdeki (adi senetlerdeki) hakkın ciro yolu ile devri mümkün olmayıp, böyle bir hakkın ancak alacağın temliki suretiyle devredilebileceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 184. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak yapılmış bir temlik bulunmaması halinde, kambiyo senedi niteliği taşımayan senedi ciro ile alan kişinin, yetkili hamil sıfatının bulunmadığının, dolayısıyla takip hakkının da olmadığının kabulü gerektiği, davacının takibe dayanak gösterdiği senetteki alacağın kendisine devrine ilişkin dosyaya yazılı bir temlik sözleşmesi sunmadığı, senedi ciro yoluyla temlik aldığı iddiasının da yukarıda açıklanan sebeplerle dinlenemeyecek olduğu ve senetteki mevcut hakkı talep edebilecek gerçek ve meşru hamil olduğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir...."
