"...Davacının karar düzeltme talebinde bulunması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 10.04.2017 tarihli, 2016/3956 Esas, 2017/1634 Karar sayılı ilamı ile davacının karar düzeltme talebi reddedilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, davacı vekilinin işin devri nedeniyle davacının ödediği bedelin iadesi, all-risk bedelinin ödenmesi, teminat bedelinin davalı hesabına yatması sebebiyle davacıya iadesi, sel sebebiyle davalı hesabına yatan bedelin iadesi ve davacının fazladan ödediği sigorta primlerinin iadesine dair 1.000,00 TL tazminat talepleri yönünden dosya tefrik edilerek yukarıdaki esasa kaydedilmiş, davacı vekili tarafından 08.02.2024 tarihli celsede ıslah için süre verilmesi talep edilmiş ise de bozma öncesi yapılan yargılama sırasında 14.10.2014 tarihinde ıslah yapılmış olması ve HMK'nın 176/2. maddesi uyarınca yargılama sırasında sadece bir kere ıslah yapılabileceği de değerlendirilerek talebin reddine karar verildiği, davacının sel sebebiyle yapılan ödemeler, fazla ödenen sigorta primlerinin iadesi, işin devri nedeniyle davacının ödediği ücretin iadesi talepleri yönünden lehine hukuki yarar sağlayacak olan davacının alacağını ispata yönelik herhangi bir bilgi veya belge sunamadığı, söz konusu ödemelerin yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığından bazı alacaklar yönünden alacak miktarının dahi hesaplanamadığı, all risk poliçe bedelinin ise dosya içerisinde yer alan belgelere göre davalı tarafından yapıldığı, alınan 11.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda her ne kadar ödemelerin davacı tarafından yapıldığı kabulüne yer verilmiş ise de davacı tarafça süresi içerisinde ödemelerin sigorta şirketine verilmek üzere davalı tarafa yapıldığı yönünde bilgi veya belge sunulmadığından söz konusu taleplerin ayrı ayrı reddine, davacının teminat alacağının ise 21.936,08 TL olduğu ancak davacı vekilince talep edilen ve ıslah edilen miktarın taleple bağlılık ilkesi gereğince dikkate alınması gerektiği değerlendirilerek söz konusu talep yönünden talebinin kabulüne ve fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir..."
