"...Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.05.2015-01.11.2018 tarihleri arasında müvekkili şirket bünyesinde çalışmış olan davalının rekabet yasağı hükümlerine aykırı davrandığını, davalının, müvekkili şirket bünyesinde "Pazarlama ve Satış Departmanında" çalıştığını, emeklilik için yaş dışında diğer şartların tamamlanması sebebiyle işten ayrıldığını, davalıya hak ettiği işçilik alacaklarının tam olarak ödendiğini, taraflar arasında 06.12.2018 tarihli ibranamenin imza altına alındığını, davalı ile 22.05.2015 tarihli imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin rekabet yasağı kaydını içerdiğini, davalı işçinin müvekkili ile yaptığı iş sözleşmesi uyarınca belirli malzemelerin bulunduğu sektörler ve firmalarda çalışmayacağını beyan ettiğini, ama davalı işçinin buna rağmen sözleşmede sayılan firmalardan olan ... Montaj Sistemleri ve Teknik Hırdavat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'de sözleşmeyi ihlal ederek işe başladığını, davalı işçinin aynı iş kolunda olan hatta sözleşmede açıkça belirtilen firmada işe başlamasının davalının iyi niyet taşımadığını gösterdiğini, davacı şirket ile davalının çalıştığı dava dışı şirketin “rakip” konumunda olduğunu, davacının sahip olduğu müşteri çevresi veya üretim sırları ya da yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânını bu süre zarfında çalışan bir işçinin kolaylıkla bilebileceğini, davacı şirketin iş hacimleri ve faaliyet karlarının olumsuz etkilendiğini ileri sürerek davalının, rekabet yasağını ihlal etmesi, davalının sadakat ve rekabet etmeme yükümlülüklerine aykırı eylemlerinin haksız rekabet oluşturması sebebiyle şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir...."
Rekabet yasağına aykırılıktan kaynaklanan tazminat istemi-
Davalının davacı iş yerinden ayrıldığı, aynı alanda ve yerde faaliyet gösteren dava dışı şirket nezdinde çalışmaya başladığı uyuşmazlıkta, TBK m. 444/2 uyarınca "rekabet yasağı" düzenlemesinin esasen geçerli olduğu- Davalının, davacıya ait iş yerinde pazarlama ve satış departmanında asgari ücretle çalışan sıradan, vasıfsız bir işçiyken, dava dışı şirkette de benzer işi yaptığı, davalının, dava konusu fiillerinin, davacı nezdinde üstlendiği görev ve sorumluklar itibarıyla davacının zararına, rakip teşebbüsü rekabette avantajlı hale getirecek bir varlık transferinin somut olarak ortaya konulmadığı ve davalının, davacı tarafça verilen hizmet ve fiyat niteliği ile müşteri çevresini bilmesinin, tek başına TBK m. 444/2'de belirtilen şekilde işverenin önemli bir zararına sebep olabilecek nitelikte bir olgu olmadığı, müşterilerin tercihlerini, satış temsilcilerinin yönlendirmesiyle değil, hizmet-fiyat performansından memnun kalıp kalmaması gibi faktörlere göre belirlediği gözetildiğinde mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiği-