"...İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haklı feshi ispat yükü işveren üzerinde olup dava tarihinden önce davacıya yapılan kıdem tazminatı ödemesi dikkate alındığında iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiği işveren tarafından ispat edilemediğinden davacının hak kazandığı kıdem tazminatı ile cezai şart alacağının hüküm altına alınmasının isabetli olduğu, davacının sunduğu ders programı, tanıkların beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının haftalık 2 saat üzerinden ek derse hak kazandığı kabul edilerek ek ders alacağının hüküm altına alınmasında hata bulunmadığı, davacının 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalıştığı anlaşıldığından haksız fesih tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde hata olmadığı, davacının ücretinin miktarının doğru şekilde belirlendiği, buna göre banka kayıtlarının bulunmadığı dönemler için ücret alacağının ve tespit edilen ücretine göre hesaplanan bakiye kıdem tazminatı alacaklarının hüküm altına alınmasının isabetli olduğu, karar tarihine kadar bakiye sürenin sona ermesi nedeniyle varsayımsal indirim yapılması gerekliliğinin ortadan kalktığı, davalı tarafından, davacının iş sözleşmesinin sona ermesi yüzünden tasarruf ettiği miktar ile başka bir işten elde ettiği veya bilerek elde etmekten kaçındığı gelire ilişkin somut bir delil sunulmadığından cezai şarttan indirim yapılamamasının da yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir..."
Davacının ücret, yıllık ücretli izin, ek ders ücreti alacakları ile bakiye süre ücreti tutarında tazminata hak kazanıp kazanmadığı ve alacakların hesabı- Belirli süreli iş sözleşmesinin sona erdirilmesi- Bakiye süre ücreti- Güven teorisi- Müspet zarar-
İş sözleşmesinde taraf vekillerinin imzası yer almasa da, tanık anlatımları, e-posta içeriği, WhatsApp yazışmaları ve tutanak içeriği dikkate alındığında; (özel okulda) sözleşmenin yenileceği hususunda davalı tarafından davacı nezdinde güven oluşturulduğu- İş sözleşmesinin yenileneceği hususunda davalı tarafça yaratılan güvenin hukuken korunması gerektiği, davacı taraf henüz yürürlüğe girmeyen bir sözleşme nedeniyle bakiye süre ücreti tutarında tazminata hak kazanamayacak ise de davacının TBK m. 112 ve 125 uyarınca müspet zararın tazminini talep edebileceği- Sözleşmenin haksız feshi hâlinde davacı, davalı tarafça sözleşmenin feshi üzerine aynı nitelikteki bir işi, aynı koşullarda, ne kadar sürede temin edebilecek ise bu süre için müspet zarar isteminde bulunabileceği- TBK m. 112 kapsamına göre tazminat istenebilmesi için alacaklının zarara uğramış olması gerektiğinden, uğranılmış bir zarar karşılığı olmayan miktara tazminat olarak hükmedilemeyeceği, burada zarar kapsamının net ve gerçek zarar olarak düzenlendiği, bunun malvarlığındaki gerçek eksilmeyi ifade ettiği, müspet (olumlu) zararın tazmini hâlinde malvarlığının ulaşacağı değerin, sözleşmenin ifası hâlinde malvarlığının ulaşacağı değeri geçmemesi gerektiği-
