Tasarrufun iptali- Organik bağ- Keyfiyetin bildirilmesi-

Tasarrufun iptali davasında; dava konusu taşınmazların satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunmadığı, taşınmazları devralan üçüncü kişi ve ardından devralan dördüncü kişi şirketlerin davacıya borcu olmadığı gibi borçlu ile aralarında organik bağ bulunsa dahi bu bağın ancak borçlu ile üçüncü kişi arasında hukuki sonuç doğuracağı, ayrıca devralanların borçlunun mali durumunu ve alacaklıları ızrar kastını bildiklerinin ispatlanamadığı, öte yandan satışın ticari işletme devri niteliğinde olduğu kabul edilse bile keyfiyetin davacı alacaklıya mail yoluyla bildirildiği, emlakçı aracılığıyla dava konusu taşınmazların satışı için ilan verildiği, bu ilanların iki yıl süreyle kaldığı ve böylece İİK'nin 280/3. maddesindeki karinenin çürütüldüğü gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması gerektiği-

"... I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan borçlu ...'nin İstanbul Ticaret Sicilinde kayıtlı bir şirket olup, davacının da İngiltere'de faaliyet gösteren bir banka olduğunu, dava dışı İngiliz vatandaşı olan ...'ın davalı ... aracılığı ile ...'nda bulunan ...'e ait 3 parsel arazinin yatırım yapmak amacıyla satın alınması için davacı bankadan kredi kullandığını ve bu konuda bir sözleşme düzenlendiğini, kredinin geri ödenmemesi üzerine davalı ...'ya yazılı bildirim yapıldığını, herhangi bir sonuç elde edilemediğini, ancak dava konusu taşınmazların borçlu ile aynı gruba bağlı davalılar ... ve ...'e satıldığını tespit ettiklerini, davalı ...'nun söz konusu satışları İcra ve İflas Kanunu'nun 280/1 maddesi uyarınca alacaklılardan mal kaçırma kastıyla yaptığını, davalı ... tarafından gerçekleştirilen satışların tümünün aynı tarihte ve aynı gruba bağlı ve ... ailesince yönetilen ... ve ...'e yapılmış olmasının kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, davalı ... ve ...'in ...'nun ekonomik ve ticari durumundan haberdar olmaları gerektiğini, zira her iki tarafın aynı iş kolunda faaliyet gösterdiklerini ve satış tarihinden yaklaşık bir ay önce de ... lehine tesis edilen ipotek nedeniyle davalılar ... ve ...'in ...'nun ekonomik açıdan zorluk yaşayan bir şirket olduğunu bilmeleri gerektiğini, diğer yandan İİK'nın 280/ son maddesine göre davalılar ... ve ...'in ...'nun alacaklılarına zarar verme kastını bildiğinin karine olarak kabul edilmesi gerektiğini, zira davalı ...'nun taşınmazların satış tarihinden üç ay önce alacaklılarına haber verme yükümlülüğü olmasına rağmen davalı ... ile diğer davalıların bu konuda bir bildirimde bulunmadıkları gibi gerekli ilanları da yaptırmadıklarını belirterek dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak davalı ... ile diğer davalılar arasında yapılan satış işlemlerinin İİK'nın 280 maddesi gereğince iptaline karar verilmesini talep etmiştir..."

Devamı için tıklayınız…