Kıyı Emniyeti- Kurtarma ücreti

Makina arızasından sonra Kıyı Emniyeti tarafından yapılan faaliyetin kurtarma faaliyeti olduğu, gemi kaptanının talebi olmamakla birlikte açık bir direnmesinin de sözkonusu olmadığı ve olay sırasında esen sert rüzgar ve kuvvetli akıntı gözönüne alındığında sonradan çağrılan iki römorkörün de gerekli ve uygun olduğu, dolayısıyla da kurtarma faaliyeti yaptıklarının kabulü gerektiği- Gerçekleştirilen kurtarma faaliyeti sonucunda dava konusu gemi emniyet altına alındığından faydalı netice elde edilmiş olup davalı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün kurtarma ücretine hak kazandığı- Taraflar arasında önceden belirlenmiş bir kurtarma ücreti bulunmadığı, bu durumda kurtarma ücretinin belirlenmesinde kurtarılan değerlerin nazara alınacağı- Kurtarmaya ilişkin kıstaslar ile somut olayın meydana geldiği yerin yarattığı risk, geminin tipi, yükün çeşidinin tehlikeli niteliği, kazanın yarattığı tehlikenin sonucunda meydana gelebilecek olası riskler ile bunların yaratacağı zararlar, kurtarma hizmeti için yapılan çalışmalar, verilen hizmetin niteliği, çabukluğu ve etkinliği ve kurtarma faaliyetinin başarılmış olması hususları gözönüne alındığında birleşen davada davacı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün isteyebileceği kurtarma ücretinin kurtarılan değerlerin % 5'i kadar olabileceği-

Asıl dava; LNG/C Ramdane Abane gemisinin Çanakkale Boğazını geçişi sırasında Kıyı Emniyeti tarafından römorkörler yardımıyla verilen hizmetin refakat (Cer) hizmeti olduğunun tespiti dolayısıyla denizde kurtarma faaliyeti nedeniyle borçlu olmadığının tespiti (menfi tespit), birleşen dava ise; gemi, yük ve bunker için verilen kurtarma ücreti alacağının tahsili istemlerine ilişkindir.

Devamı için tıklayınız…