"...İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına uygun, denetime elverişli Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporunda, dava konusu bonodaki düzenleyen imzasının davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcılığı tarafından ve İstanbul 26. İcra Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada alınan imza incelemesine ilişkin raporda da senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğunun belirlendiği, her üç imza incelemesi raporunun birbiriyle uyumlu olması göz önüne alındığında davacı tarafça bonolardaki imzaya yönelik itirazın ispatlanamadığı ve imzaya itirazın haksız olduğu, bu haliyle dava konusu bonolardaki düzenleyen imzasının davacının eli ürünü olduğunun sabit görüldüğü, davacı tarafça ayrıca senetteki yazılara da itiraz edilerek senedin sahtecilik yoluyla düzenlendiği iddiasında bulunulmuş ve senetteki yazıların davacının eli ürünü olmadığı, senedin birden fazla kalem kullanılarak düzenlendiği Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edilmiş ise de, dava konusu bononun anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğuna yönelik iddianın yazılı delille ispatlanması gerekirken davacı tarafça bu hususu ispata elverişli delil dosyaya sunulmadığı gibi yapılan ceza soruşturması sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, inceleme konusu senedin imzalardan faydalanılarak oluşturulduğuna dair bulgu tespit edilemediği, senedin sahtecilik yapılmak suretiyle düzenlendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı ...'a yönelik açılan davanın reddine, uygulan tedbirden dolayı takip konusu senet bedelinin (2.125.000,00 TL'nin) %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, dava konusu senette hak sahibi olmayan ve icra takibinde taraf sıfatı bulunmayan davalı ...'ya yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, dava konusu bonodaki düzenleyen imzasının davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, senedin imzalardan faydalanılarak oluşturulduğuna dair bulgu tespit edilemediği, senedin sahtecilik yapılmak suretiyle düzenlendiğinin ispatlanamadığı, bononun boş olarak verilmesi mümkün olup bonoyu alan kişinin lehdar hanesine kendi ismini veya kendisinin borçlu olduğu başkasının ismini yazarak fiilen ona devretmesinin mümkün olduğu, senetten doğan hakların senedi elinde bulundurana ait olduğu, senedin sonradan doldurulmasının veya farklı kalem kullanılmasının geçerliliğine engel teşkil etmeyeceği, dava konusu bononun anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğuna yönelik iddianın yazılı delille ispatlanması gerekirken davacı tarafça bu hususu ispata elverişli delil sunulmadığı, İlk Derece Mahkemesince senedin lehtarı davalı ... yönünden davanın esastan reddine, dava konusu senette hak sahibi olmayan ve icra takibinde taraf sıfatı bulunmayan davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir..."
