Hizmet tespiti davası- Ortaklık ilişkisi- Hizmet akdi-

Davacının ayrıntılı beyanının alındığı, tanıkların dinlendiği, davalı ile Belediye arasında yapılan kira sözleşmelerinde de ortaklığı engelleyici hüküm bulunduğu da değerlendirilmek suretiyle, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin "ortaklık ilişkisi" değil "hizmet akdine" dayandığı sonucuna varılarak uyuşmazlık konusu dönemde Bağ-Kur kaydı bulunan davacının "hizmet akdiyle" çalışmasına üstünlük tanınması gerektiği gerekçesiyle hizmet tespiti davasının kabulüne ilişkin verilen kararın isabetli olduğu- "Davalının işyeri kapsamında faaliyet gösteren "çay ocağında" davacı ile davalı arasında gerçekleşen ilişkinin niteliğinin "adi ortaklık ilişkisi olduğu", "hizmet akdine dayalı olmadığı" şeklindeki görüşün benimsenmediği-

"....Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; Özel Dairenin uyulan birinci bozma ilâmı gereklerinin yerine getirilip getirilmediği; buna bağlı olarak davacı ile davalı arasındaki ilişkinin hizmet akdine dayanıp dayanmadığı hususu hiçbir kuşku ve tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenerek ayrıca davacının 01.06.2018-14.06.2018 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b maddesi kapsamında sigortalılığı bulunmakla bu dönem yönünden aynı Kanun’un 53. maddesindeki hüküm çerçevesinde irdeleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

D. Gerekçe

1. İlgili Hukuk

1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) 4, 53 ve 86/9. maddeleri.

2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 8. maddesi.

3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 393. maddesi...."

Devamı için tıklayınız…