"...Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı alacaklı ... tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2020/22963 E. sayılı dosyasından 01.03.2020, 01.04.20 20... .05.2020 tarihli senetler üzerinden asıl borçlu/davalı ... house firmasına karşı icra takibi başlatıldığını, devamında davalı/alacaklı ... tarafından; asıl borçlu/davalı ... house firmasının adreslerine hacze gidildiğini, haciz mahallinde çeşitli makinelerin haczi yapıldığını ve borçluya yedi emin olarak bırakıldığını, sonrasında ise davalı alacaklı tarafından üçüncü sahışlara 89-1 ihbarnamesi gönderilmesi talep edildiğini ve davacı ... Group' a sırasıyla 89-1, 89-2 ve 89-3 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, her üç haciz ihbarnamesinin de muhtara tebliğ edildiğini, tebliğ mazbatalarının üzerine haber verilen komşu isimleri yazılmadığını, ilgili mevzuat ve Yargıtay kararlarına aykırı şekilde tebliğ yapıldığını, davacı firmanın tüm bu tebligatlardan haberdar olduktan sonra .... İcra Müdürlüğü'ne "Dosya borçlusuna halihazırda herhangi bir borcunun bulunmadığını, 09.09.2020 tarihinde aralarındaki tek işleme yönelik 90.910,00 TL' nin ödemesini yaptığını, tüm haciz ihbarnamelerine itiraz ettiğini" bildirdiğini, davacı firmanın işbu bildiriminden sonra; İcra dairesince hiçbir kabul veya red kararı oluşturulmadığını, davacı firmaya herhangi bir tebligat yapılmadığını, davacı firmanın bir anda 11.06.2021 tarihinde fiili haciz işlemi ile karşılaştığını, yapılan tüm tebligatların Şişli de bulunan adresine yapılmasına rağmen bahsedilen mahalde hiçbir haciz işlemi gerçekleştirilmeden direkt davacının ...'deki adresine hacze gelindiğini, adreste haciz işlemi gerçekleştirildiğini, davacının hacizli malların muhafaza yapılmasını engellemek amacı ile haciz tehdidi altında alacaklı vekili ...'ın hesabına 15.000,00 TL ödeme gerçekleştirdiğini, borcun kesinlikle kabul edilmediğini, muhafaza işleminin engellenmesi amacı ile yapıldığını, davacı firmaya ait araca haciz işlendiğini, tüm bankalara da haciz ihbarnamesi gönderildiğinin öğrenildiğini, usulüne aykırı olduğu yönünde 15.06.2021 tarihinde .... İcra Hukuk Mahkemesi' nin 2021/410 E. sayılı dosyası ile şikayet davası açıldığını, şikayetin reddine karar verildiğini, bahsedilen kararın taraflarınca tebliğ edildiğini ve İstinaf başvurusu yapıldığını, davacının hukuka aykırı tebliğlerle aslında tarafı olmadığı bir hukuki ilişkinin tarafı haline getirildiğini, hiçbir surette kendisine ait olmayan senetlerden dolayı icra takibi ile karşı karşıya kaldığını, yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, davacının takip borçlusuna herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının, icra dosyası asıl borçlusu ... House firması ile tek bir ticari işlem yaptığını, bunun neticesinde de davacının 90.910,00 TL'lik borcunu 09.09.2020 tarihinde ödediğini, davalı alacaklının göndermiş olduğu ilk haciz ihbarnamesi tarihi 19.11.2020 tarihinde davacı firmanın dosya borçlusu ... House firmasına hiçbir borcu bulunmadığını, bahse konu icra takibinin dahi 30.09.2020 tarihinde başladığını beyanla, öncelikle icra ve haciz işlemlerinin durdurulmasına, tebligat usulsüzlüğü ile ilgili icra hukuk mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılmasına, davacının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 89. maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespitine, dosyadaki borçlu kaydının ve hakkındaki hacizlerin iptaline, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise İİK'nın 72. maddesi uyarınca davacının borçlu olmadığının tespitine, borçlu kaydının ve hakkındaki hacizlerin iptaline ve haciz tehditi altında ödemiş olduğu şimdilik 15.000,00 TL'nin faizi ile birlikte istirdadına ve davalılar aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir..."
Haciz ihbarnamelerine dayalı borçlu olmadığının tespiti, İİK m. 72 uyarınca menfi tespit talebi ve taraflarınca ödenen bedeli iadesi istemi-
15 günlük hak düşürücü süreden sonra İİK m. 89/3 gereği açılan menfi tespit talebinin reddi gerektiği- Davacı üçüncü kişi ile takipte asıl borçlu olan davalı şirket arasında ticari ilişki bulunsa da, davacı üçüncü kişi borcun tamamını daha önce ödediğinden (89/1-2-3 haciz ihbarnamelerinin gönderildi tarihler ve dava tarihi itibariyle davalı asıl borçlu şirkete borçlu olmadığı tespit edildiğinden), mahkemece davacının davalı şirkete borçlu olmadığı anlaşıldığından, menfi tespit ve takip nedeniyle ödemiş olduğu paranın sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalı borçlu şirkette tahsili talebinin kabulüne karar verildiği- Takip alacaklısı davalı yönünden ise, takip alacaklısının davacıya İİK m. 89 uyarınca haciz ihbarnamesi göndermesi haklı sebebe dayanmakta olup kötüniyetli olarak kabul edilmediğinden takip alacaklısı açısından menfi tespit ve istirdat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı-
