Tasarrufun iptali davasında haksız ihtiyati haciz- Maddi ve manevi tazminat- Faiz- Komisyon bedeli, faiz kaybı-

Davalı banka tarafından açılan tasarrufun iptali davasında İİK. m. 281/2 uyarınca konulan ihtiyati haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemi- Talep olmamasına karşın, tüm davacıları kapsar şekilde manevi tazminat talebinin reddine şeklinde hüküm kurulmasının doğru olmadığı- Maddi tazminat talebinde faiz istemi- Davacı şirketin maddi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile komisyon bedeli ve teminat bedelinin kullanılamamasından kaynaklı faiz kaybı olmak üzere maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesi gerektiği-

"..İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 05.03.2019 tarihli ve 2018/1647 Esas, 2019/393 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin 05.03.2019 tarihli ve 2018/1647 Esas, 2019/393 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 05.03.2019 tarihli ve 2018/1647 Esas, 2019/393 Karar sayılı kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 09.03.2021 tarihli ve 2019/1961 Esas, 2021/1088 Karar sayılı ilamıyla; davacılar A. D. Y., F. A., H. O. ve A. O.’un tüm, davacı şirketin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek “dava konusu 316 parsel sayılı taşınmaz kaydına konulan ihtiyati haczin haksız olduğunun, tasarrufun iptali davasında verilen ret kararı ile sabit olduğu..."

Devamı için tıklayınız…