"..Uyuşmazlık, işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar kanunun 339. ila 356. maddeleri arasında bir kiralama türü olarak konut ve çatılı iş yeri kiraları düzenlenmiştir. Bu kira türünde diğer kiralara nispeten kira sözlemesinin zayıf tarafı olarak kiracı sosyal devlet ilkesinin temel dayanağı olan Anayasamızın 2. maddesiyle ve bunun somut yansıması olarak 5. madde gereği yasal düzenlemelerde kanun koyucu tarafından daha fazla korunmuştur. Kira sözleşmeleri sürekli borç doğuran iki taraflı sözleşmelerden olup tarafların anlaşması, kiralananın yok olması, kira sözleşmesinin mahkeme kararı ile iptali veya mahkemenin vereceği fesih ve tahliye kararı ile sona erdirilebilir. Konut ve çatılı iş yeri kiraları belirli süreli yapılsa bile TBK m.347 uyarınca kiracının kira süresinin bitiminden en az on beş gün önce fesih bildiriminde bulunmadıkça kiraya veren kira süresinin bitimine dayanarak bu sözleşmeyi sona erdiremez. Süre bitiminde sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzatılmış sayılır. Ancak bu uzatılma süresinin on yılı tamamlaması sonrasında kiraya verenin fesih bildiriminde bulunarak sona erdirme hakkı vardır. Kiraya verenin bu kira türünde süre bitiminde veya süre bitimi sonrası fesih bildirimi ile kira ilişkisini sona erdirme hakkı ancak TBK m. 347/son gereği genel hükümlere göre fesih hakkının kullanılabileceği durumlar ile sınırlı olduğu belirtildiği gibi dava yolu ile sona erdirme hakkınında TBK m.350., 351., 352. maddelerdeki sebeplere bağlı olduğu aynı Kanunun 354. maddesinde dava yolu ile sona erdirmeye ilişkin hükümlerin kiracı aleyhine değiştirilemeyeceği belirtilerek "dava yolu ile tahliye" konusunda sınırlı sayı ilkesi kabul edilmiştir. Kiraya veren: TBK m.350/1 uyarınca kiralananın kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, gereksinim (ihtiyaç) sebebiyle tahliye davasını sözleşme bitiminden itibaren bir ay içinde açabilir...."
